Kuzey Ege’de son günlerde yeniden dolaşıma sokulan “il olma” tartışması, ilk bakışta masum bir bölgesel beklenti gibi sunuluyor. Oysa işin özüne inildiğinde, bu tartışmanın Ankara merkezli bir devlet politikasıyla değil, yereldeki bazı siyasetçilerin kişisel vitrin çabalarıyla köpürtüldüğü açıkça görülüyor.

Altını net çizelim:
Hükümetin, Meclis’in ya da ilgili bakanlıkların gündeminde bugün için yeni bir il kurulmasına dair somut bir çalışma yoktur. Ne bir yasa taslağı, ne bir komisyon, ne de resmi bir hazırlık süreci vardır. Buna rağmen bazı yerel aktörler, “il olacağız” manşetleriyle ortaya çıkmakta, kamuoyuna umut pazarlamakta ve bu başlık üzerinden kendilerine siyasi alan açmaya çalışmaktadır.
Bu tablo, bir bölge vizyonundan çok gündem saptırma girişimidir.
İl Tartışması, Ne Zaman Ciddidir?
Türkiye’de il olmak;
Nüfusla,
Ekonomik kapasiteyle,
Bölgesel denge ihtiyacıyla,
Devletin idari yeniden yapılanma politikasıyla ilgilidir.
Yani bu mesele, basın açıklamasıyla, sosyal medya paylaşımlarıyla ya da “ben istiyorum” demekle ilerlemez. Ankara’da karşılığı olmayan her çıkış, kamuoyunu oyalamaktan başka bir işe yaramaz.
Bugün yapılan da tam olarak budur.
Yerel Siyaset, Büyük Başlıkların Arkasına Saklanıyor
İl tartışmasının yeniden servis edilmesi, tesadüf değildir.
Yerel yönetimlerin çözmekte zorlandığı altyapı sorunları, tarımın içinde bulunduğu kriz, genç işsizliği, plansız sanayileşme ve çevre baskısı gibi gerçek problemler konuşulmasın diye, büyük ama içi boş başlıklar öne çıkarılmaktadır.
Bazı siyasetçiler için bu tartışma;
“Ben de bu işin içindeyim” deme fırsatı,
Seçmen nezdinde görünür olma çabası,
Kendi ilçesini olduğundan büyük gösterme reklamıdır.
Ancak bu çıkışlar Bergama’yı da, Bakırçay’ı da ileri taşımaz.
Bergama’yı Bu Tartışmanın Dışına İtemezsiniz
Şu gerçeği görmezden gelerek Kuzey Ege konuşulamaz:
Bakırçay Havzası’nın doğal, tarihsel ve idari merkezi Bergama’dır.
Bergama;
Binlerce yıllık yönetim geleneği olan,
Sadece bir yerleşim değil, bir havza kimliği taşıyan,
Eğitim, sağlık, kültür ve ticaret açısından çevresini besleyen
bir merkezdir.
Aliağa sanayiyle büyür, ama İzmir’e bağımlıdır.
Soma enerji üretir, ama tek yönlü bir ekonomiyle sınırlıdır.
Bergama ise bir bölgeyi temsil eder.
İl tartışması gerçekçi bir zeminde yapılacaksa, bu tartışma Bakırçay bütünlüğü üzerinden yapılmalıdır. İlçe isimleri yarıştırılarak değil; coğrafya, tarih ve bölgesel denge dikkate alınarak.
Asıl Soru Şu Olmalı
Bugün sorulması gereken soru şudur:
“Kim il olacak?” değil,
“Bakırçay neden hâlâ bütüncül bir planlamaya sahip değil?”
Bu soruya cevap vermeden yapılan her çıkış, samimiyetsizdir.
Sonuç Yerine
İl olmak, bir hedef olabilir.
Ama siyasi afişe dönüştürülmüş hayaller, bölgeye fayda değil zarar verir.
Eğer gerçekten Kuzey Ege konuşulacaksa;
Günü kurtaran açıklamalar değil,
Ankara karşılığı olan projeler,
Bakırçay merkezli gerçekçi bir bölge vizyonu konuşulmalıdır.
Aksi halde bu tartışma,
Bergama’nın hakkını savunmak değil,
yerel siyasetçilerin kendi reklamını yapmaktan ibaret kalır.
Ve Bergama, bu dar hesapların figüranı değildir.

