Tahsin Tuna
Köşe Yazarı
Tahsin Tuna
 

Köyler Mahalle Oldu, Hizmetler Yolda Kaldı

Türkiye’de büyükşehir yasasıyla birlikte köylerin mahalleye dönüşmesi, ilçelerin de doğrudan büyükşehir belediyelerine bağlanması, kağıt üzerinde daha modern ve düzenli bir yönetim anlayışını hedefliyordu. Ancak aradan geçen yıllar bize gösterdi ki, masa başında hazırlanan planlar her zaman sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor. Özellikle Bergama örneği bu çelişkinin en çarpıcı göstergesi. Çünkü Bergama, Ege’nin belki de Türkiye’nin en çok köye sahip ilçesi. 118 civarında mahalleye dönüşmüş köyüyle Bergama’da hizmetin yerinde ve zamanında ulaştırılması neredeyse imkânsız hale geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verilen altyapı hizmetleri, mesafe ve eleman yetersizliği nedeniyle çoğu kez aksıyor. Düşünün, bir Bergama köyü İzmir merkeze 170 kilometre uzaklıkta! Bu durumda yaşanan su patlaklarına, şebeke arızalarına anında müdahale edilmesini beklemek hayalden öteye geçemiyor. Üstelik sadece köylerde değil, Bergama şehir merkezinde bile sorunlar katlanarak büyüyor. Büyükşehir ekipleri köylere arıza gidermeye gittiğinde, şehir merkezinde günlerce boşa akan suyu görmek sıradan bir manzara haline geliyor. Hem su israfı, hem de vatandaşın mağduriyeti cabası. İki Belediyenin Ayrı Dünyaları Sorun sadece mesafe değil. Hizmetlerin iki belediye arasında bölünmüş olması da karmaşa yaratıyor. Ana caddelerin temizliği, yol düzenlemeleri Büyükşehir’in sorumluluğunda iken; ara sokaklar Bergama Belediyesi’ne bırakılmış durumda. Yönetimler aynı partiden olunca işler biraz daha kolay ilerliyor belki ama farklı siyasi partilere mensup olduklarında ciddi bir uyumsuzluk baş gösteriyor. Bunun ceremesini de yine halk çekiyor. Reklam gelirleri meselesi de bunun tipik bir örneği. Bergama’da yaklaşık 250-300 otobüs durağı var. Bunların yarısının reklam hakları Büyükşehir’de, diğer yarısı ise Bergama Belediyesi’nde. Sonuç? İki tarafın da koordinasyon eksikliği nedeniyle duraklarda reklam alanları sağlıklı şekilde kullanılamıyor, Bergama Belediyesi ciddi bir gelirden mahrum kalıyor. Yine, çarşı merkezinde yıllardır uygulanan yol kenarı park ücreti uygulaması kaldırıldı. Bu uygulama belediyeye önemli bir gelir sağlarken, şimdi ne amaçla kaldırıldığı bile bilinmiyor. Belediyeler ekonomik darboğazdayken, eldeki gelir kaynaklarını bu şekilde heba etmek akıl alır gibi değil. Harita Çıkarmanın Zamanı Geldi Vatandaşın kafası karışık. “Bu caddeye kim bakıyor, şu sokaktan kim sorumlu?” soruları gündelik hayatın parçası olmuş durumda. Bergama Belediyesi’nin acilen yapması gereken şey, şehir içindeki görev dağılımını bir harita üzerinde halka anlatmak. Hangi cadde Büyükşehir’in, hangi sokak Bergama Belediyesi’nin sorumluluğunda, net bir şekilde ortaya konulmalı. Vatandaş, şikâyetini kime ileteceğini bilmek zorunda. Siyasetin Gölgesinde Hizmet Bu tablo, aslında yerel siyasetin hizmet anlayışını da gölgede bırakıyor. Belediye başkan adaylarının kampanyaları, “Ben değil, öteki sorumlu” tartışmaları içinde sıkışıp kalıyor. Vatandaşın derdi ise günlük hayatında yaşadığı su patlağı, yol bozukluğu, çöp dağları. Kısacası, hizmetler zamanında ve yerinde yapılamadığında, olan yine halka oluyor. Son söz: Köylerin mahalleye dönüşmesi kâğıt üzerinde modern bir düzenleme gibi görünse de Bergama örneği bize bu sistemin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Büyükşehir yasasının yereldeki yansımaları, özellikle de köyden mahalleye dönüşen yerlerde ciddi mağduriyetler yaratıyor. En tepedeki siyasetçiler, bu soruna kulak vermek ve halkın günlük yaşamını kolaylaştıracak yeni çözümler üretmek zorunda. Çünkü unutmayalım; hizmet geciktiğinde, siyaset kaybeder, vatandaş mağdur olur.
Ekleme Tarihi: 27 Ağustos 2025 -Çarşamba

Köyler Mahalle Oldu, Hizmetler Yolda Kaldı

Türkiye’de büyükşehir yasasıyla birlikte köylerin mahalleye dönüşmesi, ilçelerin de doğrudan büyükşehir belediyelerine bağlanması, kağıt üzerinde daha modern ve düzenli bir yönetim anlayışını hedefliyordu. Ancak aradan geçen yıllar bize gösterdi ki, masa başında hazırlanan planlar her zaman sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor.

Özellikle Bergama örneği bu çelişkinin en çarpıcı göstergesi. Çünkü Bergama, Ege’nin belki de Türkiye’nin en çok köye sahip ilçesi. 118 civarında mahalleye dönüşmüş köyüyle Bergama’da hizmetin yerinde ve zamanında ulaştırılması neredeyse imkânsız hale geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verilen altyapı hizmetleri, mesafe ve eleman yetersizliği nedeniyle çoğu kez aksıyor. Düşünün, bir Bergama köyü İzmir merkeze 170 kilometre uzaklıkta! Bu durumda yaşanan su patlaklarına, şebeke arızalarına anında müdahale edilmesini beklemek hayalden öteye geçemiyor.

Üstelik sadece köylerde değil, Bergama şehir merkezinde bile sorunlar katlanarak büyüyor. Büyükşehir ekipleri köylere arıza gidermeye gittiğinde, şehir merkezinde günlerce boşa akan suyu görmek sıradan bir manzara haline geliyor. Hem su israfı, hem de vatandaşın mağduriyeti cabası.

İki Belediyenin Ayrı Dünyaları

Sorun sadece mesafe değil. Hizmetlerin iki belediye arasında bölünmüş olması da karmaşa yaratıyor. Ana caddelerin temizliği, yol düzenlemeleri Büyükşehir’in sorumluluğunda iken; ara sokaklar Bergama Belediyesi’ne bırakılmış durumda. Yönetimler aynı partiden olunca işler biraz daha kolay ilerliyor belki ama farklı siyasi partilere mensup olduklarında ciddi bir uyumsuzluk baş gösteriyor. Bunun ceremesini de yine halk çekiyor.

Reklam gelirleri meselesi de bunun tipik bir örneği. Bergama’da yaklaşık 250-300 otobüs durağı var. Bunların yarısının reklam hakları Büyükşehir’de, diğer yarısı ise Bergama Belediyesi’nde. Sonuç? İki tarafın da koordinasyon eksikliği nedeniyle duraklarda reklam alanları sağlıklı şekilde kullanılamıyor, Bergama Belediyesi ciddi bir gelirden mahrum kalıyor.

Yine, çarşı merkezinde yıllardır uygulanan yol kenarı park ücreti uygulaması kaldırıldı. Bu uygulama belediyeye önemli bir gelir sağlarken, şimdi ne amaçla kaldırıldığı bile bilinmiyor. Belediyeler ekonomik darboğazdayken, eldeki gelir kaynaklarını bu şekilde heba etmek akıl alır gibi değil.

Harita Çıkarmanın Zamanı Geldi

Vatandaşın kafası karışık. “Bu caddeye kim bakıyor, şu sokaktan kim sorumlu?” soruları gündelik hayatın parçası olmuş durumda. Bergama Belediyesi’nin acilen yapması gereken şey, şehir içindeki görev dağılımını bir harita üzerinde halka anlatmak. Hangi cadde Büyükşehir’in, hangi sokak Bergama Belediyesi’nin sorumluluğunda, net bir şekilde ortaya konulmalı. Vatandaş, şikâyetini kime ileteceğini bilmek zorunda.

Siyasetin Gölgesinde Hizmet

Bu tablo, aslında yerel siyasetin hizmet anlayışını da gölgede bırakıyor. Belediye başkan adaylarının kampanyaları, “Ben değil, öteki sorumlu” tartışmaları içinde sıkışıp kalıyor. Vatandaşın derdi ise günlük hayatında yaşadığı su patlağı, yol bozukluğu, çöp dağları. Kısacası, hizmetler zamanında ve yerinde yapılamadığında, olan yine halka oluyor.

Son söz: Köylerin mahalleye dönüşmesi kâğıt üzerinde modern bir düzenleme gibi görünse de Bergama örneği bize bu sistemin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Büyükşehir yasasının yereldeki yansımaları, özellikle de köyden mahalleye dönüşen yerlerde ciddi mağduriyetler yaratıyor. En tepedeki siyasetçiler, bu soruna kulak vermek ve halkın günlük yaşamını kolaylaştıracak yeni çözümler üretmek zorunda. Çünkü unutmayalım; hizmet geciktiğinde, siyaset kaybeder, vatandaş mağdur olur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergundemim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.