Ravza Zeybek
Köşe Yazarı
Ravza Zeybek
 

Mü'minler Ancak Kardeştirler.’

Mü'minler Ancak Kardeştirler.’ ‘  Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin’ (Hucurat 10.Ayet)  ‘ De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.’(En’am Suresi 162.Ayet)   Bu hayatın gayesini özetleyen en güzel ayetlerden birisidir. Müslümanın niçin yaşamasını öğütler. Siz ne için yaşarsanız o şeyi elde etmek için de ölürsünüz. Hayatınız o amaç olur ve o uğurda ömrünüzü de verirsiniz malınızı da harcarsınız. Son haftalarda tüm ömrünü ümmetin derdini dert edinmiş ‘Ne yapa bilirizin’ derdine düşen bir hocamızı bildiğimiz ve bilmediğimiz kişiler gerek yazılı olarak gerek sosyal medyadan infaz etmeye çalışıyorlar. ‘Sebep’? İstanbul Sözleşmesi’nin ailenin tabanına dinamit koymaktan farksız olduğunu savunduğu için.     Her insan fikrini beyan emekte serbesttir olumlu olsun ve ya olmasın.  Bunun aksini savunan adama,  niçin bu kadar tahammülsüz saldırıyorlar anlayabilmiş değiliz. Ülkemiz öyle büyük gelişmelere gebe ki bunun sancılarını hep birlikte çekerken ne oldu da aynı yolda aynı mecranın insanları birbirlerinin kuyusunu kazma derdine düştü? Ya da düşürüldü..   Yazılarını severek okuduğum birçok  yazarın yazdıkları karşısında ne diyeceğimi bilemez oldum. Yaş olarak bizlerden büyük yazarlarımızdan daha çok şeyler öğrenmeyi beklerken bir kaosun içine çekildiklerinin, onlara kasıla kasıla güldüklerine  eminim.    Dünya öyle bir yarışın içine çekildi ki Akdeniz’de ki petrol ve doğal gaz rezervleri küresel güçlerin iştahını kabartırken, daha dün Beyrut’taki patlama ile yüzlerce ölen ve binlerce yaralı varken ve bir şehir altüst edilmişken bizim aydın ve düşünürlerimiz birbirinden üstün olma yarışı verir olmuş. Bu patlama bize çok şeyler söylüyor ama ne dediğini yakın zamanda anlayacağız.   Ülkemizde aileyi ayakta tutacak sorunlara çözüm bulacak, kalıcı çözümler ile sorunları çözebilecek bir alt yapı oluşturulduğu takdirde, isterse  on tane sözleşmeye imza atılsın bu toplumu ırgalamaz. Ama siz gençlerin sorunlarını çözmekte çaresiz kalırsanız, eğitimi salt bir bilgiye indirger de ilim-irfan çizgisinden çıkarırsanız ‘ İstanbul Sözleşmesi’nden çıkın pek bir değişiklik olmayacak. Ben bu sözleşmenin karşısındayım ve durmaya devam edeceğim…   Yedi yıldan beri kadın cinayetlerinde çok büyük bir artış var. Demek ki bu sözleşme bu kadınları koruyamamış ! Bundan sonra da koruyamayacak. Tüm sosyal Vakıf ve STK’lar aileyi korumak için hangi çözümü sundular acaba?    Kadına, erkeğe, hayvana, çocuğa uygulanan şiddet hukuk sistemi içinde haklar üzerinden çözemezsiniz. Hukuk sadece cezayi müeyyide uygular ve tarafları bir birine daha çok düşman edersiniz. Ben en yakından şahidim kimse bana bir şey anlatmaya kalkmasın! Bunlar böyle çözülmez!  İnsanı düzelten şey inançtır, imandır. Oynanan en büyük oyun iman ve inanç üzerine kurulmuştur. Şimdi bunun görünür adı İstanbul Sözleşmesi olmuş. Bizim bunlarla mücadele etmemiz gerekir. Sokak sokak ,  mahalle mahalle bir iyileştirme programları  yapılabilir. Karantina günlerinde Vefa Destek diye bir oluşum kurduk, niye Aile Destek birimleri kurmuyoruz? Psikiyatristler ve psikologlar ile beraber hareket edilerek sorunların temeline inilerek çözüm sunmamız gerekir. Yoksa daha çok canlar yanacağa benziyor…   On Beş Yirmi yıldan beri ülkemizde yaşanılanlar, birbirimize olan güvenimizi yıkmaya yönelikti. Arka plan neydi aile ve değerleri yok olacak, insanlar yalnızlaşacak, toplumsal güven zemini yıkılacak ve sonra öldürücü balyoz vurulacak ve maksat hasıl olacak… Yapmayın bizim bir olmaya, güçlü olmaya el ele olmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.   Evliklerin sorunları çözülmeyecek değil ama gençleri ve çocukları kaybettiğimizde onları kurtaramayız. Bunun için de bizlere öncülük yapacak fikir ve düşünce dünyamızda ki öncü yazarlarımıza sahip çıkmalı yapılan bu yanlıştan dönmeliyiz… ‘ Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz.’(Ra’d Suresi 11. Ayet) Ravza Zeybek
Ekleme Tarihi: 06 Ağustos 2020 - Perşembe

Mü'minler Ancak Kardeştirler.’

Mü'minler Ancak Kardeştirler.’

 Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin’ (Hucurat 10.Ayet)
 ‘ De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.’(En’am Suresi 162.Ayet)
  Bu hayatın gayesini özetleyen en güzel ayetlerden birisidir. Müslümanın niçin yaşamasını öğütler. Siz ne için yaşarsanız o şeyi elde etmek için de ölürsünüz. Hayatınız o amaç olur ve o uğurda ömrünüzü de verirsiniz malınızı da harcarsınız. Son haftalarda tüm ömrünü ümmetin derdini dert edinmiş ‘Ne yapa bilirizin’ derdine düşen bir hocamızı bildiğimiz ve bilmediğimiz kişiler gerek yazılı olarak gerek sosyal medyadan infaz etmeye çalışıyorlar. ‘Sebep’? İstanbul Sözleşmesi’nin ailenin tabanına dinamit koymaktan farksız olduğunu savunduğu için. 
   Her insan fikrini beyan emekte serbesttir olumlu olsun ve ya olmasın.  Bunun aksini savunan adama,  niçin bu kadar tahammülsüz saldırıyorlar anlayabilmiş değiliz. Ülkemiz öyle büyük gelişmelere gebe ki bunun sancılarını hep birlikte çekerken ne oldu da aynı yolda aynı mecranın insanları birbirlerinin kuyusunu kazma derdine düştü? Ya da düşürüldü..
  Yazılarını severek okuduğum birçok  yazarın yazdıkları karşısında ne diyeceğimi bilemez oldum. Yaş olarak bizlerden büyük yazarlarımızdan daha çok şeyler öğrenmeyi beklerken bir kaosun içine çekildiklerinin, onlara kasıla kasıla güldüklerine  eminim. 
  Dünya öyle bir yarışın içine çekildi ki Akdeniz’de ki petrol ve doğal gaz rezervleri küresel güçlerin iştahını kabartırken, daha dün Beyrut’taki patlama ile yüzlerce ölen ve binlerce yaralı varken ve bir şehir altüst edilmişken bizim aydın ve düşünürlerimiz birbirinden üstün olma yarışı verir olmuş. Bu patlama bize çok şeyler söylüyor ama ne dediğini yakın zamanda anlayacağız.
  Ülkemizde aileyi ayakta tutacak sorunlara çözüm bulacak, kalıcı çözümler ile sorunları çözebilecek bir alt yapı oluşturulduğu takdirde, isterse  on tane sözleşmeye imza atılsın bu toplumu ırgalamaz. Ama siz gençlerin sorunlarını çözmekte çaresiz kalırsanız, eğitimi salt bir bilgiye indirger de ilim-irfan çizgisinden çıkarırsanız ‘ İstanbul Sözleşmesi’nden çıkın pek bir değişiklik olmayacak. Ben bu sözleşmenin karşısındayım ve durmaya devam edeceğim…
  Yedi yıldan beri kadın cinayetlerinde çok büyük bir artış var. Demek ki bu sözleşme bu kadınları koruyamamış ! Bundan sonra da koruyamayacak. Tüm sosyal Vakıf ve STK’lar aileyi korumak için hangi çözümü sundular acaba? 
  Kadına, erkeğe, hayvana, çocuğa uygulanan şiddet hukuk sistemi içinde haklar üzerinden çözemezsiniz. Hukuk sadece cezayi müeyyide uygular ve tarafları bir birine daha çok düşman edersiniz. Ben en yakından şahidim kimse bana bir şey anlatmaya kalkmasın! Bunlar böyle çözülmez!  İnsanı düzelten şey inançtır, imandır. Oynanan en büyük oyun iman ve inanç üzerine kurulmuştur. Şimdi bunun görünür adı İstanbul Sözleşmesi olmuş. Bizim bunlarla mücadele etmemiz gerekir. Sokak sokak ,  mahalle mahalle bir iyileştirme programları  yapılabilir. Karantina günlerinde Vefa Destek diye bir oluşum kurduk, niye Aile Destek birimleri kurmuyoruz? Psikiyatristler ve psikologlar ile beraber hareket edilerek sorunların temeline inilerek çözüm sunmamız gerekir. Yoksa daha çok canlar yanacağa benziyor…
  On Beş Yirmi yıldan beri ülkemizde yaşanılanlar, birbirimize olan güvenimizi yıkmaya yönelikti. Arka plan neydi aile ve değerleri yok olacak, insanlar yalnızlaşacak, toplumsal güven zemini yıkılacak ve sonra öldürücü balyoz vurulacak ve maksat hasıl olacak… Yapmayın bizim bir olmaya, güçlü olmaya el ele olmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
  Evliklerin sorunları çözülmeyecek değil ama gençleri ve çocukları kaybettiğimizde onları kurtaramayız. Bunun için de bizlere öncülük yapacak fikir ve düşünce dünyamızda ki öncü yazarlarımıza sahip çıkmalı yapılan bu yanlıştan dönmeliyiz…
‘ Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz.’(Ra’d Suresi 11. Ayet)
Ravza Zeybek

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergundemim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.