Hakan Kanber / KöşeliYorum
Köşe Yazarı
Hakan Kanber / KöşeliYorum
 

Erdoğan ve Cumhur İttifakı…

28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı İkinci Tur Seçimleri, gerçekten önemliydi… Bana göre; abartıldığı kadar yüksek bir katılım olmadı. Ne 14’ünde ne de 28’inde… Katılım; Yüzde 85’lerde takılıp kaldı. 14 Mayısta AKP ‘Meclis’te kazandı, 28 Mayısta Erdoğan ‘Cumhubaşkanlığı’nda… Yani her ikisinde de AKP seçmeni kazandı… Peki, başka kimler kazandı? Yabancı uyruklu ‘seçmendaş’larımız… Türkiye’den gitmemek için AKP ve Erdoğan’a oy verdiler, kazandılar… Başka? Bir de ‘sandık başına gitmeyen’ yüzde 15’lik kesim… Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu belirtilen bu kesimin nasıl bir ‘kazanım’ elde ettiklerini kestirmek güç… Ama istatistiklere göre gerçek şu ki ‘seçme’ haklarını kullanmayarak başkalarına kazandırdılar! “Bunu niye yaptılar?” sorusunun cevabını belki siyaset bilicimler ve sosyologlar verebilir… İfadenin en netini söyleyelim; “Bu bileşenler… Kazandı…” Sonuç; Millet İttifakı, hem Meclis’te kaybetti hem Cumhurbaşkanlığı’nda…   ‘RESMEN’ VE ‘RESMİ’ ADALETSİZLİK!   Seçimler öncesinde şartlar eşit ve adil değildi, kampanyaya ‘resmen’ ve ‘resmi’ olarak adaletsizlik hâkimdi! Devletin tüm olanakları bir taraf lehine kullanıldı. Devlet kurumları, medya, devasa maddi olanaklar Erdoğan ve AKP için seferber edildi. Sonuçta her ikisi de ipi önde göğüsledi… Ekonomik krize, büyük depreme, sayısız soruna rağmen, 21 yıllık bir iktidarın partisi ve lideri yine sandıktan başarıyla çıktı!   ‘BİRLEŞE BİRLEŞE’ KAZANAMADILAR   Kılıçdaroğlu, tüm bu dezavantajlara rağmen Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 48 oya ulaştı. Adalet yürüyüşü ve helalleşme adımları, barış-sevgi söylemleri ve çabaları olağanüstü önemliydi, değerliydi. Ama olmadı… Beklenen karşılığı yeterince bulamadı… Artı ‘oy’a dönüşmedi! ‘Birleşe birleşe’ kazanamadılar… Hoş ulaşılan bu yüzde 48’lik oy oranı ‘ittifaksız’ olarak da ‘birleşmeden de’ zaten ortada duran bir ‘gerçek’ idi… Karşı tarafın ‘blok’ olarak bu oy oranı hep vardı…   EŞEĞİNİ ÖNCE KAYBEDEN SONRA BULUP SEVİNEN ADAM GİBİLER   Bu tarafın ‘yandaş’ gazetecilerinin/yorumcularının çoğunluğu niyeyse, ‘mal bulmuş mağribi’ gibi bu oy oranını ‘can simidi’ yapmış, sıkı sıkı sarılmış durumdalar! Kabul etmedikleri/edemedikleri/sindiremedikleri sonuçları bu 48’lik sayıya ‘ittifak elbisesi’ giydirerek ‘umut vaat eden’ yorumlar yapıyorlar, ekranlarda arzı endam ediyor ve köşe yazılarında seçmene anlamsız bir ‘moral’ pompalıyorlar: Değiştirebilme gücü ve kazanma umudu olmuşmuş, mücadele daha yeni başlıyormuşmuş, 48’lik oran bu işin mayasıymışmış vs vs… E zaten siyaset sonu olmayan bir mücadele süreci değil midir? Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek var mı? Onlara göre (sanki) bu 48’lik oran yeni oluşan yüksek bir sayı! Oysa ittifaktaki partilerin oy oranlarını ayrı ayrı, alt alta yazıp toplasalar; zaten ve yine o sayıya aşağı-yukarı ulaşmış olacaklar… Hikâyedeki; sabah kaybettiği eşeği, öğleden sonra bulan ve sevinçten zıp zıp zıplayan zavallı adama benzetiyorum onları…   ÜLKEMİZİN ‘ACI’ GERÇEKLERİ ORTADA! SEÇİM BİTTİ ŞİMDİ GEÇİM ZAMANI!   Şimdi ülkemizin gerçeklerini konuşmak zamanıdır bence… Başta ekonomi olmak üzere çözüm bekleyen o kadar çok sorunumuz var ki… Piyasalardaki tıkanmışlık bypass edilmeli. Toplum ve özellikle de iş dünyası, hükümetin ekonomi kadroları ve sorunlara yaklaşım tarzında marjinal değişiklikler bekliyor. Deprem bölgesinin yeniden inşası, orada çadırlarda göçebe hayatı yaşayan çoğu acılı yurttaşlarımız aklımızın ve yüreğimizin en önemli bölümündeki yerini koruyor. Toplum yıllardır ‘karpuz’ gibi tam ortasından ikiye ‘yarılmış’ durumda! İnsanlarımızın aynı hedef, aynı hayal, aynı plan ve aynı idealler etrafında kenetlenebilmesi için önemli siyasi adımlara ihtiyacı var. Hukuk ve demokrasiye dair sorunlara ise ‘acil’ çözümler üretilmeli. Hem de bir an önce…    
Ekleme Tarihi: 29 Mayıs 2023 - Pazartesi

Erdoğan ve Cumhur İttifakı…

28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı İkinci Tur Seçimleri, gerçekten önemliydi…

Bana göre; abartıldığı kadar yüksek bir katılım olmadı. Ne 14’ünde ne de 28’inde… Katılım; Yüzde 85’lerde takılıp kaldı.

14 Mayısta AKP ‘Meclis’te kazandı, 28 Mayısta Erdoğan ‘Cumhubaşkanlığı’nda… Yani her ikisinde de AKP seçmeni kazandı…

Peki, başka kimler kazandı?

Yabancı uyruklu ‘seçmendaş’larımız… Türkiye’den gitmemek için AKP ve Erdoğan’a oy verdiler, kazandılar…

Başka?

Bir de ‘sandık başına gitmeyen’ yüzde 15’lik kesim… Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu belirtilen bu kesimin nasıl bir ‘kazanım’ elde ettiklerini kestirmek güç… Ama istatistiklere göre gerçek şu ki ‘seçme’ haklarını kullanmayarak başkalarına kazandırdılar! “Bunu niye yaptılar?” sorusunun cevabını belki siyaset bilicimler ve sosyologlar verebilir…

İfadenin en netini söyleyelim; “Bu bileşenler… Kazandı…”

Sonuç; Millet İttifakı, hem Meclis’te kaybetti hem Cumhurbaşkanlığı’nda…

 

‘RESMEN’ VE ‘RESMİ’ ADALETSİZLİK!

 

Seçimler öncesinde şartlar eşit ve adil değildi, kampanyaya ‘resmen’ ve ‘resmi’ olarak adaletsizlik hâkimdi!

Devletin tüm olanakları bir taraf lehine kullanıldı. Devlet kurumları, medya, devasa maddi olanaklar Erdoğan ve AKP için seferber edildi. Sonuçta her ikisi de ipi önde göğüsledi…

Ekonomik krize, büyük depreme, sayısız soruna rağmen, 21 yıllık bir iktidarın partisi ve lideri yine sandıktan başarıyla çıktı!

 

‘BİRLEŞE BİRLEŞE’ KAZANAMADILAR

 

Kılıçdaroğlu, tüm bu dezavantajlara rağmen Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 48 oya ulaştı.

Adalet yürüyüşü ve helalleşme adımları, barış-sevgi söylemleri ve çabaları olağanüstü önemliydi, değerliydi.

Ama olmadı… Beklenen karşılığı yeterince bulamadı… Artı ‘oy’a dönüşmedi!

‘Birleşe birleşe’ kazanamadılar…

Hoş ulaşılan bu yüzde 48’lik oy oranı ‘ittifaksız’ olarak da ‘birleşmeden de’ zaten ortada duran bir ‘gerçek’ idi… Karşı tarafın ‘blok’ olarak bu oy oranı hep vardı…

 

EŞEĞİNİ ÖNCE KAYBEDEN SONRA BULUP SEVİNEN ADAM GİBİLER

 

Bu tarafın ‘yandaş’ gazetecilerinin/yorumcularının çoğunluğu niyeyse, ‘mal bulmuş mağribi’ gibi bu oy oranını ‘can simidi’ yapmış, sıkı sıkı sarılmış durumdalar!

Kabul etmedikleri/edemedikleri/sindiremedikleri sonuçları bu 48’lik sayıya ‘ittifak elbisesi’ giydirerek ‘umut vaat eden’ yorumlar yapıyorlar, ekranlarda arzı endam ediyor ve köşe yazılarında seçmene anlamsız bir ‘moral’ pompalıyorlar:

Değiştirebilme gücü ve kazanma umudu olmuşmuş, mücadele daha yeni başlıyormuşmuş, 48’lik oran bu işin mayasıymışmış vs vs…

E zaten siyaset sonu olmayan bir mücadele süreci değil midir? Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek var mı?

Onlara göre (sanki) bu 48’lik oran yeni oluşan yüksek bir sayı! Oysa ittifaktaki partilerin oy oranlarını ayrı ayrı, alt alta yazıp toplasalar; zaten ve yine o sayıya aşağı-yukarı ulaşmış olacaklar…

Hikâyedeki; sabah kaybettiği eşeği, öğleden sonra bulan ve sevinçten zıp zıp zıplayan zavallı adama benzetiyorum onları…

 

ÜLKEMİZİN ‘ACI’ GERÇEKLERİ ORTADA! SEÇİM BİTTİ ŞİMDİ GEÇİM ZAMANI!

 

Şimdi ülkemizin gerçeklerini konuşmak zamanıdır bence…

Başta ekonomi olmak üzere çözüm bekleyen o kadar çok sorunumuz var ki…

Piyasalardaki tıkanmışlık bypass edilmeli.

Toplum ve özellikle de iş dünyası, hükümetin ekonomi kadroları ve sorunlara yaklaşım tarzında marjinal değişiklikler bekliyor.

Deprem bölgesinin yeniden inşası, orada çadırlarda göçebe hayatı yaşayan çoğu acılı yurttaşlarımız aklımızın ve yüreğimizin en önemli bölümündeki yerini koruyor.

Toplum yıllardır ‘karpuz’ gibi tam ortasından ikiye ‘yarılmış’ durumda!

İnsanlarımızın aynı hedef, aynı hayal, aynı plan ve aynı idealler etrafında kenetlenebilmesi için önemli siyasi adımlara ihtiyacı var.

Hukuk ve demokrasiye dair sorunlara ise ‘acil’ çözümler üretilmeli.

Hem de bir an önce…

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergundemim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.