Okula dönüşte karın ağrısı kaygı ve uyum güçlüğüne işaret edebilir
Okula dönüşte karın ağrısı kaygı ve uyum güçlüğüne işaret edebilir
Uzmanlar, okula dönüşte başı veya karnı ağrıyan çocuklarda önce fiziksel nedenlerin, ardından kaygı ve uyum güçlüğünün değerlendirilmesini öneriyor.
Okulların açılmasıyla birlikte bazı çocuklarda karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, uyku güçlüğü veya okula gitmek istememe gibi belirtiler görülebiliyor. Uzmanlar, bu yakınmaların yalnızca isteksizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. İlk aşamada fiziksel nedenlerin araştırılması, tıbbi bir sorun bulunmaması hâlinde kaygı ve okula uyum sürecinin ele alınması öneriliyor.
Yeni sınıf, öğretmen değişikliği, arkadaş ilişkileri, akademik beklentiler ya da uzun tatilin ardından rutine dönmek çocuklarda stres oluşturabiliyor. Çocuk yaşadığı kaygıyı her zaman açıkça ifade edemediği için duygusal zorlanma bedensel belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Bununla birlikte her karın veya baş ağrısının psikolojik olduğu varsayılmamalı; yakınmaların süresi ve şiddeti dikkatle izlenmeli.
Önce fiziksel nedenler değerlendirilmeli
Ağrıya ateş, kusma, ishal, iştahsızlık, kilo kaybı, gece uykudan uyanma veya belirgin halsizlik eşlik ediyorsa sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Tekrarlayan ya da günlük yaşamı etkileyen şikâyetlerde çocuk hekimi değerlendirmesi önem taşıyor. Fiziksel nedenlerin dışlanması, sonraki adımların daha güvenli ve doğru biçimde planlanmasını sağlıyor.
Belirtilerin özellikle okul sabahlarında ortaya çıkması, hafta sonlarında azalması veya belirli ders ve sosyal durumlarla bağlantılı olması kaygı ihtimalini düşündürebilir. Ailelerin şikâyetlerin ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü ve hangi koşullarda arttığını not etmesi, hekim ve rehberlik uzmanlarının değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Çocuğu dinlemek uyum sürecini kolaylaştırıyor
Uzmanlar, çocuğun “numara yaptığı” yönünde suçlanmasının kaygıyı artırabileceği uyarısında bulunuyor. Sakin bir dille ne hissettiğini sormak, endişesini küçümsemeden dinlemek ve okulda zorlandığı noktaları anlamaya çalışmak gerekiyor. Çocuğun mahremiyetine saygı gösterilmesi ve yaşadığı güçlüğün başkalarının yanında tartışılmaması da güven ilişkisini koruyor.
Okula devam konusunda kararlı ancak destekleyici bir tutum benimsenmesi öneriliyor. Sabah hazırlıklarını önceden planlamak, uyku ve kahvaltı düzenini korumak, okula zamanında ulaşmak ve vedalaşmayı gereksiz yere uzatmamak uyum sürecini kolaylaştırabilir. Çocuğun küçük ilerlemelerinin fark edilmesi, kendine güvenini artırabilir.
Aile ve okul birlikte hareket etmeli
Belirizlik yaşayan ailelerin sınıf öğretmeni ve okulun rehberlik birimiyle iletişim kurması önem taşıyor. Okuldaki davranış, arkadaş ilişkileri, derslere katılım ve belirtilerin gün içindeki seyri hakkında bilgi paylaşılması, sorunun kaynağını anlamaya yardımcı olabilir. Zorbalık, dışlanma veya akademik baskı ihtimali varsa durumun gecikmeden ele alınması gerekiyor.
Ailelerin çocuğun belirtilerini cezalandırma veya ödülle bastırma yoluna gitmemesi, sorunun altında yatan nedeni anlamaya odaklanması öneriliyor. Düzenli günlük rutin, güven veren iletişim ve yaşına uygun sorumluluklar çocuğun kontrol duygusunu destekleyebilir ve güven sağlayabilir.
Yakınmaların haftalar boyunca sürmesi, şiddetlenmesi, çocuğun okula devamını engellemesi veya aile yaşamını belirgin biçimde etkilemesi durumunda çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek alınabilir. Değerlendirme, çocuğun gelişim düzeyi ve bireysel koşulları dikkate alınarak yapılmalı. Uzmanlar, erken destek ve tutarlı aile-okul iş birliğinin uyum güçlüğünün kalıcı hâle gelmesini önlemeye yardımcı olabileceğini belirtiyor.
İstanbul HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
