Erol Aydın
Köşe Yazarı
Erol Aydın
 

BİZ ONU BİR KANDİL OLARAK GÖNDERDİK!

“Biz” derken elbette Yüce Allah’ı (cc) anlamamız gerekir. Peki, Allah kime göndermiştir? Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (sav). Başlığımızdaki ifade, Ahzâb Suresi’nin 46. ayetinde geçmektedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimiz için “aydınlatan bir kandil” anlamına gelen bir ifade kullanılmaktadır. Peygamberler, insanlara yol göstermek, onları sırat-ı müstakime davet etmek ve doğru yola sevk etmek için gönderilmişlerdir. Ancak tarih boyunca birçok toplum, kendilerine gönderilen peygamberlere itaat etmemiş, isyan etmiş ve bunun sonucunda helake sürüklenmiştir. Son Peygamber Hz. Muhammed’in (sav) hayatına baktığımızda karşımıza Kur’an ahlakıyla yoğrulmuş eşsiz bir şahsiyet çıkar. Hz. Âişe validemizin ifadesiyle onun ahlakı Kur’an’dı. Öyleyse bugün yaşadığımız sıkıntıların önemli bir kısmını nerede aramalıyız? Belki de önce kendimizde... Çünkü Kur’an’ın ipine gerektiği gibi sarılmıyor, onun gösterdiği istikamette yürümekte zorlanıyoruz. Dinin direği olan namazı ihmal ettiğimizde ise diğer ibadetlerimizin hayatımızdaki karşılığı da zayıflıyor. Namaz, yalnızca belli vakitlerde yerine getirilen bir ibadet değil; insanın Rabb’iyle bağını diri tutan, hayatına istikamet veren bir kulluk bilincidir. Bugünün dünyasında Müslümanların en önemli meselelerinden biri namazla olan bağımızın zayıflamasıdır. Beş vakit namazı düzenli olarak kılanların oranının oldukça düşük olması, üzerinde ciddi şekilde düşünmemiz gereken bir durumdur. Bunun yanında bütün namazlarını camide cemaatle kılanların oranı ise çok daha düşüktür. Daha da düşündürücü olan ise toplumda zaman zaman görülen “cuma Müslümanlığı” anlayışıdır. Cuma namazından sonra müezzin henüz duasını tamamlamadan, sanki bir hücum borusu çalmış gibi cemaatin kapılara yönelmesi de üzerinde düşünülmesi gereken bir manzaradır. Bir anda insan seline dönüşen kalabalık, camiden kendisini dışarı atmak için adeta yarışmaktadır. Bir beldenin maneviyatını ölçmek istiyorsanız, sabah namazında camiye gitmeniz yeterlidir. Birçok yerde sabah namazında cemaat birkaç kişiden ibarettir. Onların önemli bir kısmı da ilerlemiş yaştaki insanlardır. Bu manzara gerçekten hazindir. Cuma namazında camiler dolup taşarken sabah namazında safların boş kalması bize çok şey söylemektedir. Kurtuluşu sadece sözde aramakla, belli gün ve gecelerde ibadet etmekle mümkün değildir. Asıl mesele, kulluğu hayatımızın tamamına yayabilmektir. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) bizim için sadece geçmişte yaşamış bir şahsiyet değildir. O, bugün de yolumuzu aydınlatan bir kandildir. Karanlıkta yolunu kaybeden insanın bir ışığa ihtiyacı vardır. Bizim de dünyamızda ve ahiretimizde yolumuzu aydınlatacak o ışığa ihtiyacımız var. Bilesiniz ki kelebekler nasıl ışığın etrafında pervane oluyorsa, biz de Peygamberimizin aydınlattığı yolda onun ahlakına ve sünnetine yönelmedikçe gerçek anlamda istikamet bulamayız. Mevlid Kandili, hepimiz için bir milat olsun. Hem dünyamızı hem de ahiretimizi mamur edecek bir dönüşün başlangıcı olsun. Esenlik dileklerimle... Erol Aydın
Ekleme Tarihi: 23 Ağustos 2026 -Pazar

BİZ ONU BİR KANDİL OLARAK GÖNDERDİK!

“Biz” derken elbette Yüce Allah’ı (cc) anlamamız gerekir. Peki, Allah kime göndermiştir? Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (sav). Başlığımızdaki ifade, Ahzâb Suresi’nin 46. ayetinde geçmektedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimiz için “aydınlatan bir kandil” anlamına gelen bir ifade kullanılmaktadır.

Peygamberler, insanlara yol göstermek, onları sırat-ı müstakime davet etmek ve doğru yola sevk etmek için gönderilmişlerdir. Ancak tarih boyunca birçok toplum, kendilerine gönderilen peygamberlere itaat etmemiş, isyan etmiş ve bunun sonucunda helake sürüklenmiştir.

Son Peygamber Hz. Muhammed’in (sav) hayatına baktığımızda karşımıza Kur’an ahlakıyla yoğrulmuş eşsiz bir şahsiyet çıkar. Hz. Âişe validemizin ifadesiyle onun ahlakı Kur’an’dı.

Öyleyse bugün yaşadığımız sıkıntıların önemli bir kısmını nerede aramalıyız?

Belki de önce kendimizde...

Çünkü Kur’an’ın ipine gerektiği gibi sarılmıyor, onun gösterdiği istikamette yürümekte zorlanıyoruz. Dinin direği olan namazı ihmal ettiğimizde ise diğer ibadetlerimizin hayatımızdaki karşılığı da zayıflıyor. Namaz, yalnızca belli vakitlerde yerine getirilen bir ibadet değil; insanın Rabb’iyle bağını diri tutan, hayatına istikamet veren bir kulluk bilincidir.

Bugünün dünyasında Müslümanların en önemli meselelerinden biri namazla olan bağımızın zayıflamasıdır.

Beş vakit namazı düzenli olarak kılanların oranının oldukça düşük olması, üzerinde ciddi şekilde düşünmemiz gereken bir durumdur. Bunun yanında bütün namazlarını camide cemaatle kılanların oranı ise çok daha düşüktür. Daha da düşündürücü olan ise toplumda zaman zaman görülen “cuma Müslümanlığı” anlayışıdır.

Cuma namazından sonra müezzin henüz duasını tamamlamadan, sanki bir hücum borusu çalmış gibi cemaatin kapılara yönelmesi de üzerinde düşünülmesi gereken bir manzaradır. Bir anda insan seline dönüşen kalabalık, camiden kendisini dışarı atmak için adeta yarışmaktadır.

Bir beldenin maneviyatını ölçmek istiyorsanız, sabah namazında camiye gitmeniz yeterlidir.

Birçok yerde sabah namazında cemaat birkaç kişiden ibarettir. Onların önemli bir kısmı da ilerlemiş yaştaki insanlardır. Bu manzara gerçekten hazindir.

Cuma namazında camiler dolup taşarken sabah namazında safların boş kalması bize çok şey söylemektedir.

Kurtuluşu sadece sözde aramakla, belli gün ve gecelerde ibadet etmekle mümkün değildir. Asıl mesele, kulluğu hayatımızın tamamına yayabilmektir.

Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) bizim için sadece geçmişte yaşamış bir şahsiyet değildir. O, bugün de yolumuzu aydınlatan bir kandildir.

Karanlıkta yolunu kaybeden insanın bir ışığa ihtiyacı vardır. Bizim de dünyamızda ve ahiretimizde yolumuzu aydınlatacak o ışığa ihtiyacımız var.

Bilesiniz ki kelebekler nasıl ışığın etrafında pervane oluyorsa, biz de Peygamberimizin aydınlattığı yolda onun ahlakına ve sünnetine yönelmedikçe gerçek anlamda istikamet bulamayız.

Mevlid Kandili, hepimiz için bir milat olsun.

Hem dünyamızı hem de ahiretimizi mamur edecek bir dönüşün başlangıcı olsun.

Esenlik dileklerimle...

Erol Aydın

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergundemim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Yeni Slow Radyo