1 Ağustos İstanbul Sözleşmesinin yürürlüğe girmesinin yıl dönümü
1 Ağustos İstanbul Sözleşmesinin yürürlüğe girmesinin yıl dönümü
Diyarbakır' saadet partisi il Başkanı Fesih Bozan ailenin önemi başlıklı basın açıklaması yaptı.
Aile, toplumların temel yapı taşıdır. Bu temel yapı taşı olan aile, bugün çıkarılan yanlış kanunlar ve uygulanan yanlış politikalar sebebiyle ciddi anlamda tahrip edilmektedir.
Aile, toplumla beraber hem kimliğimizin hem de küresel anlamda medeniyet iddiamızın temel yapı taşıdır.
Aile; bireyin, toplumun, devletin ve medeniyetlerin inşa süreçlerinin özünü, hareket noktasını oluşturur. Bundan dolayıdır ki aile yapısı insanlık tarihi boyunca farklı formlarda bulunsa da önemini hiçbir zaman yitirmemiştir.
Aile, aynı zamanda dış tehditlere karşı da bir kalkan bir kale durumundadır. Aile yapısını diri ve dinamik tutan toplumlar tüm zor şartlara rağmen öz benliklerini yitirmemişler ve şuurlu bir toplumsal aktarım sağlamışlardır.
İçinde yaşadığımız zaman diliminde, aile mefhumu en badireli dönemlerinden birini yaşamaktadır. Küresel ahlaksızlık eğilimleri, savaşlar, göç, kentleşme, medya vs. gibi baskın unsurlar aile üzerinde önemli çözülmelere ve yıkımlara sebep olmaktadır.
Bu kadar önem arz eden aileyi küresel güçlere karşı korumamız gerekirken maalesef Akp iktidarı Avrupa Birliği aşkı uğruna meclisteki diğer partilerle beraber aile yapımızı sinsice yok edecek olan İstanbul Sözleşmesini maalesef imzalamıştır.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?
İstanbul Sözleşmesi olarak anılan “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi,” 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılmış ve 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girmiştir.
Bu sözleşmeye 27 üyeli Avrupa Birliği’nin 14 devleti imzalamıştır, 13 devlet imzalamamıştır. İmzalayanlardan bazıları da çekince koyarak imzalamıştır.
TBMM 24. yasama dönemi, 2. yasama yılı, sıra sayısı 81’de TBMM zabıtlarında sözleşmenin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı ile Kadın-Erkek Fırsat eşitliği komisyonu ile Dışişleri Komisyonu raporları var. 11.11.2011’de Başbakan olarak Erdoğan’a tasarıyı imzalatmışlar.
Elbette biz Kadına yapılan her türlü şidete ve sömürüye de karşıyız. Biz cennet annelerin ayakları altındadır anlayışına sahip gelenekten geliyoruz.
Akp, Seçim Meydanlarında “zillet-illet dediği partilerle,” “Aile için illet” olan yasayı Chp, Hdp ve Mhp ile ittifak yapara Meclisten geçiriyor.
Akp ve Mhp için,
Seçim meydanlarında “ülkenin bekası” bahane,
Mecliste Chp ve Hdp ile “ittifak” şahane .
Elbette biz, Kadına yapılan her türlü şiddete de ve maddi kazanç gözüyle bir meta olarak görülmesine reklam malzemesi olarak görülüp sömürülmesne de karşıyız. Bununla beraber, Biz cennet annelerin ayakları altındadır anlayışına sahip gelenekten geliyoruz.
1-TBMM 24 Kasım 2011'de tarihinde nadir görülen "ittifak"lardan birine sahne oldu. O gün İstanbul Sözleşmesi (Tam ismi: Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi) oylanacaktı.
AKP, CHP, MHP ve HDP milletvekileri Meclis'teki yerlerini almıştı.
CHP adına Gülsün Bilgehan sözleşmenin "çok önemli" olduğunu, "Türkiye'nin bunu kabul etmesinin Avrupa Konseyi üzerinde olumlu izlenim bırakacağını" söyledi.
HDP adına Pervin Buldan, “HDP grubu olarak İstanbul Sözleşmesi'ni onayladıklarını” belirtti.
MHP adına Mehmet Şanver, "Kadının özne olduğu her konuda Meclis birlikte hareket etmeli" dedi.
AKP adına Nurettin Canikli “Sözleşme üzerinde sağlanan konsensustan memnuniyet duyduğunu” belirtti. İstanbul Sözleşmesi o gün 246 kabul,"sıfır" ret Oy'la Meclis'ten geçti.
LGBT'nin LGB'si hukuk hiyerarşisinin en üstündeki metne işte böyle yerleşti;
Akp önderliğinde ulusal bir uzlaşıyla kanun geçerken, bizim saf dindarlarımız, nakarat haline getirdikleri Chp ve Hdp'yi “din karşıtlığı”(!) eleştirisi devam ediyordu. Bu sözleşmeyi Chp veya Hdp imzalamış veya gündeme getirmiş olsaydı tepkilerin ne kadar sert olacağını aşağı yukaraı herkes tahmin edebiliyordır. Ama Akp yapınca herkes sus pus...
Ve İstanbul Sözleşmesi esas alınarak, “Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair” 6284 sayılı kanun 30 Eylül 2014’te yürürlüğe girmiştir.
İstanbul Sözleşmesi’nin hemen ardından eşcinsellerin önünü açan LGBTİ Derneği’nin kurulmasına izin verildi. Hatta erkek erkeğe yapılan evlilik törenleri paylaşıldı.
Bu sözleşmeyle ‘cinsel yönelim’ adı altında toplanan bütün sapıklıklar hayatın her alanında koruma altına alınmış bulunmaktadır.
Dikkat ediyor muyuz Küresel güçler, aile yapımızı bozan bu sözleşmeyi kime imzalatıp uygulatıyorlar.(!) (Dini değerleri seçim meydanlarında çok iyi kullananıp dindarlardan oy alan, muhafazakar Akp eliyle)
AKP İKTİDARI SAĞIR VE KÖRLÜĞE OYNUYOR
İstanbul Sözleşmesinin iptali konusunda konu hakkında bilgisi olan vatandaşlar başta olmak üzere, Uzman kişiler, Stk'lar, Medya mensupları, Siyasilerden her kesimden karşı itirazlar olduğu halde iktidar duymuyor, görmüyor. İşin garip tarafı Cumhurbaşkanıda eleştiriyor.
Biz kendilerine hatırlatıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanı, Siz iktidarsınız bu sözleşmeyi imzalayan sizsininiz, kaldıracak olanda sizsisniz, iktidar şikayet etme yeri değil icaat yeridir.
NE İSTİYORUZ?
Bu ve çıkarılan diğer tüm kanunlar, Batı kültürünün etkisinden arındırılmalı ve yüzde yüz toplum yapımıza ve inanç değerlerimize uygunluğu sağlanmalıdır.
TBMM, “İstanbul Sözleşmesi”ni yeniden ele almalı,
Türkiye’yi bu büyük yanlışlıktan kurtarmalıdır. Bu uygulamaların toplum yapımızı çürüttüğü, bizi biz olmaktan çıkarma noktasına getirdiği hepimizce görülmektedir.
Yarın, “bu sözleşmeyi imzalamakla yanlış yapmışız” itiraf edeceğiniz gün gelmeden, biran önce bu sözleşmeden ve bağlı çıkarttığınız kanunlardan vaz geçin. 01.08.2019
#ÖnceAile
#Türkiye Aile Meclisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi
Fesih Bozan
Saadet Partisi
Diyarbakır İl Başkanı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.