Abdulllah Özdemir
Köşe Yazarı
Abdulllah Özdemir
 

BM’de Tarihi Bir Duruş: Erdoğan’dan Gazze ve Kudüs İçin Manifesto

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, her yıl dünya liderlerinin insanlık adına söz söylediği bir platform. Ancak bu yıl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması sıradan bir diplomatik hitap olmayacak. Bu konuşma, yalnızca Türkiye'nin değil, Gazze'nin, Kudüs'ün ve tüm mazlum coğrafyaların sesini taşıyacak. Bu nedenle bu toplantı tarihe, "Gazze'ye ve Kudüs'e temel atma oturumu" olarak geçmeli. Çünkü mesele artık sadece siyaset değil; insanlığın vicdanını yeniden inşa etme meselesi. Dünya Beşten Büyüktür: Yeniden Yankılanmalı "Dünya beşten büyüktür" çıkışı, yıllardır uluslararası sistemin çarpıklığını anlatan en güçlü söz oldu. Bugün bu söz, Gazze'de dökülen kanın, Kudüs'te süren işgalin, çocukların ve sivillerin üzerine yağan bombaların gölgesinde daha da anlamlı hale geldi. BM'nin çürüyen yapısı, artık reformdan öte bir vicdan yenilenmesine ihtiyaç duyuyor. Gazze ve Kudüs İçin Manifesto Erdoğan'ın bu yılki hitabı, bir rapordan çok bir manifesto olmalı. İki devletli çözümün ertelenemez olduğu, Filistin'in tanınmasının insanlık borcu olduğu yüksek sesle ilan edilmeli. Aksi halde insanlık, tarih sahnesinde bir sınavı daha kaybetmiş olacak. Kudüs'te Temel Atmak "Temel atma" ifadesi rastgele seçilmedi. Çünkü bu toplantının ruhu, sadece krizlere dikkat çekmek değil, Kudüs ve Gazze'nin geleceği için kalıcı bir çözüm zemini kurmak olmalı. Diplomasi, siyasi irade ve insani duyarlılık birleştiğinde, çocukların gözyaşları değil, barışın ışığı yükselecek. Türkiye'nin Rolü Türkiye, tarih boyunca mazlumun sesi olmuş bir milletin temsilcisi. Erdoğan'ın kürsüden yükselteceği bu ses, yalnızca Filistin için değil, tüm susturulmuş coğrafyalar için umut olacaktır. Bu nedenle bu konuşma, yeni bir dönemin "başlangıç konuşması" olmalı. Gazze'nin enkazları altında can veren çocuklar, Kudüs'ün işgal altındaki sokakları, Filistinli annelerin gözyaşları… Hepsi BM kürsüsünden yankılanacak bir adalet çağrısını bekliyor. Bu yıl eğer o kürsüden hak, hukuk ve özgürlük sesi yükselirse, tarihe yalnızca bir konuşma değil, bir dönüm noktası kaydedilecek.
Ekleme Tarihi: 22 Eylül 2025 -Pazartesi

BM’de Tarihi Bir Duruş: Erdoğan’dan Gazze ve Kudüs İçin Manifesto

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, her yıl dünya liderlerinin insanlık adına söz söylediği bir platform. Ancak bu yıl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması sıradan bir diplomatik hitap olmayacak. Bu konuşma, yalnızca Türkiye'nin değil, Gazze'nin, Kudüs'ün ve tüm mazlum coğrafyaların sesini taşıyacak. Bu nedenle bu toplantı tarihe, "Gazze'ye ve Kudüs'e temel atma oturumu" olarak geçmeli. Çünkü mesele artık sadece siyaset değil; insanlığın vicdanını yeniden inşa etme meselesi.

Dünya Beşten Büyüktür: Yeniden Yankılanmalı

"Dünya beşten büyüktür" çıkışı, yıllardır uluslararası sistemin çarpıklığını anlatan en güçlü söz oldu. Bugün bu söz, Gazze'de dökülen kanın, Kudüs'te süren işgalin, çocukların ve sivillerin üzerine yağan bombaların gölgesinde daha da anlamlı hale geldi. BM'nin çürüyen yapısı, artık reformdan öte bir vicdan yenilenmesine ihtiyaç duyuyor.

Gazze ve Kudüs İçin Manifesto

Erdoğan'ın bu yılki hitabı, bir rapordan çok bir manifesto olmalı. İki devletli çözümün ertelenemez olduğu, Filistin'in tanınmasının insanlık borcu olduğu yüksek sesle ilan edilmeli. Aksi halde insanlık, tarih sahnesinde bir sınavı daha kaybetmiş olacak.

Kudüs'te Temel Atmak

"Temel atma" ifadesi rastgele seçilmedi. Çünkü bu toplantının ruhu, sadece krizlere dikkat çekmek değil, Kudüs ve Gazze'nin geleceği için kalıcı bir çözüm zemini kurmak olmalı. Diplomasi, siyasi irade ve insani duyarlılık birleştiğinde, çocukların gözyaşları değil, barışın ışığı yükselecek.

Türkiye'nin Rolü

Türkiye, tarih boyunca mazlumun sesi olmuş bir milletin temsilcisi. Erdoğan'ın kürsüden yükselteceği bu ses, yalnızca Filistin için değil, tüm susturulmuş coğrafyalar için umut olacaktır. Bu nedenle bu konuşma, yeni bir dönemin "başlangıç konuşması" olmalı.

Gazze'nin enkazları altında can veren çocuklar, Kudüs'ün işgal altındaki sokakları, Filistinli annelerin gözyaşları… Hepsi BM kürsüsünden yankılanacak bir adalet çağrısını bekliyor. Bu yıl eğer o kürsüden hak, hukuk ve özgürlük sesi yükselirse, tarihe yalnızca bir konuşma değil, bir dönüm noktası kaydedilecek.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergundemim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.