Mustafa Sarıgül: Kitabın adı "Geçinemeyenler"

Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Sarıgül, 15 Kasım Pazartesi (Bugün ) günü, Ankara’da MYK Toplantısı öncesi basın açıklaması yaptı.

Mustafa Sarıgül: Kitabın adı "Geçinemeyenler"
15 Kasım 2021 Pazartesi 12:51

banner1118




Toplantımızı takip eden sevgili yurttaşlarım, çok kıymetli dava arkadaşlarım,
Yeni bir haftaya maalesef yine umutla başlayamadık. Geçtiğimiz hafta sağduyu 
sahibi herkesi üzen olaylar yaşadık.
Kadın cinayetleri artarak devam ediyor. Kadını koruyan yasalar daha etkili kullanılsın, İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girsin, ne gerekiyorsa yapılsın ve bu cinayetler artık dursun. Devleti yönetenler artık seyretmek yerine çözüm üretsin.
Bu vesileyle şunu da söylemek istiyorum; Türkiye’de 25 milyona yakın silah bulunuyor.  Bu durum evde, sokakta, trafikte siviller için olduğu kadar polis ve jandarma için de risk yaratıyor.
Ateşli silahlar yönetmeliği sürekli değiştiriliyor, ruhsatlı silah alabileceklerin sayısı artıyor. Silahlar gitsin, barış gelsin diyen bir parti olarak, bireysel silahlanmanın bu kadar kolay olmasına da karşıyız.  


Yine geçtiğimiz hafta inşaatta çalışırken hayatını kaybeden 23 yaşındaki Fedai kardeşime çok üzüldüm. Beden eğitimi öğretmenliğini bitirmiş ama atanmamış. Ben hep ne diyorum; a
tanamayan öğretmenler yok, atanmayan öğretmenler var.
Öğretmen yetiştiren bölümü bitiren bir genç öğretmenlik yapmayacak da ne yapacak? Açmasaydınız o kadar bölüm o zaman. Her yere üniversite açtık diye öğünüyorsunuz, gençler iş isteyince üniversite iş bulmaz diyorsunuz.
Devlet fabrika yapmaz, üniversite iş bulmaz. Gençler ne yapsın peki? Gençlerin suçu ne?  Biz atanamayan öğretmenlerin hepsini bir yıl içinde atayacağız. 
Deprem geçtiğimiz hafta Konya ve Malatya sarsıntılarıyla kendini hatırlatmaya devam etti. 
12 Kasım 1999 tarihli düzce depreminin üzerinden 22 yıl geçti. 
19 yıldır ülkeyi yönetenler deprem konusunda hiçbir şey yapmamaya devam ediyor. 
Türkiye Değişim Partisi iktidarında ilk işimiz bir deprem ve afet bakanlığı kurmak olacak.
Engelliler atama bekliyor, EYT’ liler çözüm bekliyor, bakanlık EYT ile ilgili bir çalışmamız yok diyor.
Ben hep söylüyorum, Türkiye’de kaynak sorunu yok. İnsaf ve vicdan sorunu var. Vicdansızsanız, gençler iş beğenmiyor der geçersiniz.
Vicdansızsanız, EYT gündeminizde olmaz. Vicdansızsanız, topladığınız deprem vergisini başka yerlere harcarsınız.
Değerli basın mensupları,
Geçen hafta başında yaptığım basın toplantısında siyasetteki sertlikten şikayet ettim. Sonra partilerin grup toplantılarında, burada okumaya dahi utanacağım kelimeler kullanıldı.
Partilerin grup toplantıları kin, nefret, hakaret arenasına döndü. Bu toplantıların televizyonlardan yayınlanması huzuru bozmaktan, meclisin itibarını zedelemekten başka bir işe yaramıyor.
Meclis zaten güç kaybetti, milletvekilleri etkisiz elemana döndü. 
Genel başkanlarına dahi ulaşamaz oldular. Grup toplantıları kapalı yapılsa, milletvekilleri grupta konuşsa,  hem ülkemiz için hem de partiler için daha faydalı olur.


Sayın Erdoğan’ın beğenmediği eski Türkiye’de böyle miting gibi grup toplantıları olmazdı. Gelen bir kaç misafir olurdu, onlardan da tezahürat yapmaması rica edilirdi. 
Şimdi tezahürat için partili getiriliyor. Buradan tüm siyasilere bir kez daha sakinleşme ve normalleşme çağrısında bulunuyorum.
Gelin ahlak yoksunu, vatan haini, ihanet gibi ağır ifadeler kullanmayalım.
Gelin, siyasetten sinkaflı konuşmayı, kötü sözü kaldıralım.
Gelin, camide, kışlada, okulda, karakolda ve adliyede siyaset yapmayalım.
Partilerimiz farklı olabilir ama vatan sevgisinde, insan sevgisinde birleşebiliriz.
Siyasi çizgilerimiz farklı olabilir, ama vicdan, merhamet ve saygı çizgisinde birleşebiliriz.
Değerli basın mensupları,
Dövizdeki yükseliş haklı olarak hepimizi endişelendiriyor. Ekonomi öngörülür olmaktan çıktı, ekonominin can damarı olan güven ortamı bozuldu.
Bunların nedeni sadece yanlış ekonomi yönetimi değildir. Bunların nedeni tek adam yönetimidir.
Türkiye'nin ekonomik sorunu yok, Türkiye'nin yönetim sorunu var. 
Eskiden ne derdik? Koskoca Türkiye Ankara’dan yönetilemez. Şimdi koskoca Türkiye, Külliyeden yönetilmeye çalışılıyor.
Sistem kilitlenmiş durumda,çözümden çok sorun üretiyor. 

Sayın Erdoğan, ekonominin dört dörtlük olduğu kanaatindeymiş.
Muhalefet abartıyormuş, ekonominin kitabını yazmış. Doğrudur, ben de gittiğim her yerde o kitabı görüyorum. 


KİTABININ ADI;  “GEÇİNEMEYENLER!”

Tek adam yönetimlerinin böyle bir özelliği vardır, her yaptıklarının doğru olduğunu düşünürler.
Kimse tek adama gerçeği söyleyemez, halkın sesi, perişanlığı ve derdi tek adama ulaşmaz.
Ben ülkemin her köşesini geziyorum. Sadece bu iki hafta içerisinde Kayseri, Nevşehir, Konya, Gaziantep, Adıyaman ve Balıkesir’e gittim.
Adıyaman’da tütün üretimine ve ticaretine konulan yasağın kaldırılması gerekiyor. Tek geçim kaynağı tütün olan insanları, kooperatif falan diyerek oyalamayın, bu insanları açlığa mahkum etmeyin. 
Türkiye Değişim Partisi olarak, Adıyamanlılar’ın yanında olmaya devam edeceğiz.
Amerika’nın bizim ne ekip biçeceğimize karar vermesine asla izin vermeyeceğiz.
Anadolu’da yaprak kıpırdamıyor. Her yerde derin bir yoksulluk var. Halkın dayanacak gücü kalmamış, artık bunalmıştır.
İnsanlar, -özellikle gençler- umutlarını yitirmiş durumdalar. Çiftçiler, toprağını süremez, gübre alamaz hale gelmişler, esnaf siftah yapamadan evine dönüyor, borç içinde yaşıyor. 
Bir çuval un 245 lira, bir litre ayçiçek yağı 20 lira, tüp 180 lira olmuş. Fatura korkusu yüzünden insanlar kombilerini açamıyorlar. 
Kömürün tonu 3200 lira, odunun tonu 1300 lira olmuş alamıyorlar. Açıkça görülüyor ki Ak Parti artık ne pahalılık, ne işsizlik, ne yoksulluk sorununu çözebilir. Çözebilselerdi, 19 yıldır çözerlerdi. 
Bu sorunları çözebilecek tek parti, Türkiye Değişim Partisi’dir.
Biz iş başına geleceğiz ve bu sorunları çözeceğiz.
Hukukta ve demokraside evrensel kurallara uyarak, güven ortamını sağlayarak çözeceğiz, ekonomiyi ehil ellere teslim ederek çözeceğiz.
Ranta değil, üretime önem vererek çözeceğiz, çiftçimizi, sanayicimizi, turizmcimizi destekleyerek çözeceğiz.
Gösterişe ve israfa son vererek çözeceğiz. Şirketlere hazine garantisi değil, çiftçiye alım garantisi vererek çözeceğiz.
84 milyonun hakkını 84 kişiye yedirmeyerek çözeceğiz.
Bunları yaptığımız zaman emin olun ki; Türkiye’miz bir Türkiye daha olacak.
İşçinin, memurun, emeklinin maaşı iki kat artacak, Türkiye varlığa, berekete, adalete ve huzura kavuşacak.
Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.
Allah’ım hakkımızda hayırlısını versin. 
Allah’ım hepimizin yardımcısı olsun.

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.