Gelecek Partisi’nden Soylu’ya:Üçüncü kez istifa etmeyi dene, belki bu kez başarırsın

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, düzenlediği basın toplantısı ile partisinin gündeme ilişkin görüş ve önerilerini kamuoyu ile paylaştı.Gündeminde Sedat Peker’in videoları ile başlayan süreç bulunan Özcan, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Gelecek Partisi’nden Soylu’ya:Üçüncü kez istifa etmeyi dene, belki bu kez başarırsın
20 Mayıs 2021 Perşembe 19:23

banner1114

İddiaların bir olaya veya bir kişiye teksif edilecek boyutları çoktan aştığını belirten Özcan, “Boğazına kadar bataklığa batmış bu iktidarı temizliğe davet etmek çözüm değildir. Yapılacak şey istifa, seçim ve sonrasında gerçek bir yargı sistemi ile bu iddialara konu olan herkesin amasız ve fakatsız soruşturulmasıdır” ifadesini kullandı.

 

Süleyman Soylu’ya da istifa çağrısında bulunan Serkan Özcan’ın açıklamalarından bazı satır başları şu şekilde: 

 

Ülkemiz, mafya-siyasetçi-gazeteci üçgenindeki ilişkiler ağının en pespaye örneklerine şahitlik etmeye devam ediyor. Ne ilginçtir ki bu defa, gazeteci suç örgütü liderini değil, suç örgütü lideri, gazeteciyi deşifre etti. Ne günlerden geçiyoruz! Artık, iş takipçiliğiyle malul gazeteciler, durumdan vazife çıkartıp, siyasetçiyle mafya arasında arabuluculuk yapıyorlar. Mafya liderleri başka çeteler adına, devlete kalkan oluyorlar. Bir diğeri kendisini hukuk ve devlet yerine koyarak racon kesiyor; “ben almasam mafya çökecekti” diyor! Mesleği, çete liderini konuşturmak olan gazeteci, onu susturmak için uğraşıyor. Bildiklerini yazmanın değil, örtmenin adı “gazetecilik” oluyor. Meğer, 28 Şubat'tan sonra FETÖ adına tetikçilik yapanlar, son beş yıldır gazetecilik adı altında, çetelerin ve onlara koruma veren bakanların tetikçiliğine soyunmuşlar. Şaşırtıcı olan, bu rezil adamların gazetecilikten başka her işi yapmaları değil. Asıl mesele bu tetikçi, iftiracı, yağdanlık takımını kamuoyuna, 'muteber adamlar' şeklinde lanse edenlerin bununla neyi amaçladıkları! Bu haysiyet fukaralarıyla hangi çarkları döndürmeye çalıştıkları, nasıl bir düzen kurmaya gayret ettikleri!

BUNLARIN HESABI ELBET GÜN GELİP SORULACAKTIR!

Devlet ve devlet adamları bu kirli, karanlık, gayrı meşru ilişkilerden hesap sormak bir yana, parçası gibi hareket ettikçe;  Türkiye'nin hukuk devleti olma iddiası maalesef çöpe gidecek ve tarihe gömülecektir. Askeri vesayet kurumlarını ve darbe girişimlerini püskürtmüş şerefli bir halkı, "vatan-millet-sakarya" edebiyatıyla, Her türlü gayrı meşru ilişki tarzına, mafyatik ilişkilere mahkum eden siyasetçi modeli büyük bir utancı temsil etmektedir.  Bu utancı ülkeye yaşatanlar, derhal istifa edip işgal ettikleri makamları terketmeli; milletin sırtından düşmelidir! 28 Şubat’lara, 27 Nisan vesayetçilerine ve Fethullahçı cuntaya teslim olmayan Türkiye'yi, 1990'ların karanlık aktörlerine, mafya reislerine, insanların malına-mülküne çöken bürokratik oligarşi unsurlarına teslim etmeye kalkanlardan bunların hesabı elbet gün gelip sorulacaktır!

 

ÇÖZÜM BU İKTİDARI TEMİZLİĞE DAVET ETMEK DEĞİLDİR!

 

Bu iddialar bir kişiye, bir olaya teksif edilecek boyutları çoktan aşmıştır. Bir bakanın istifası veya tek başına bazı iddiaların araştırılmasıyla çözülecek boyutları da çoktan geçmiştir. Bu iktidar, kendi kendini araştıracak bir güvene ve ahlaka sahip değildir.  Yapılacak şey; istifa, seçim ve sonrasında gerçek bir yargı sistemi ile bu iddialara konu olan herkesin amasız ve fakatsız soruşturulmasıdır. Yapılacak şey, bir daha mafyanın, aile ilişkilerinin, oligarşik ağların egemen olamayacağı bir hukuk devletinin teşkil edilmesidir.  Bu yapılana kadar, bu işin en tepesindeki sorumlular, topluma bu iddiaların tek tek hesabını vermelidir. Çözüm, boğazına kadar bataklığa batmış bu iktidarı temizliğe davet etmek değildir.

 

İLİŞKİLER AĞINI ORTAYA KOYAN “TEMİZ ELLER” KAMPANYASI BAŞLAMALIDIR

 

Bütün siyasi partiler, bağımsız medya ve sivil toplum olarak bu ilişkileri olabildiğince deşifre etmek ve hesap sormak zorundayız! Artık mesele, normal bir hukuk devleti işleyişi varmış gibi, devletin tepesinden taleplerde bulunma meselesi değildir. O makamlarda oturanlar bu ilişki ağlarından izoleymiş gibi, onları görevlerini yerine getirmeye davet etmek değildir. Yargıya kendi adamlarını atayanlara, “Yargıyı bağımsız kılın!” çağrıları yapmak beyhudedir. Mekanizmanın sürdürülmesinde küçük-büyük pay sahibi olan herkes çıkıp hesap vermek zorundadır. Bugünden yarına yapmamız gereken şey; Skandallar silsilesi haline gelen ifşa ve itiraflarda, adları organize suç örgütleriyle birlikte anılan bütün siyasetçi, bürokrat, medya mensubu ve iş adamları hakkında, Onların gerçek kimliklerini ve ilişkiler ağını ortaya koyan “Temiz Eller” ve “Temiz Siyaset” kampanyalarının başlatılmasıdır!

 

ADALET BAKANI ÇIKIP KONUŞACAK YETKİ VE SORUMLULUĞA SAHİP DEĞİL Mİ?

 

‘Arkası yarın’ videoları sayesinde foseptiğin içindekiler bir bir dökülüyor. Bir kamera ve bir tripodla, devletin sormadığı soruları o soruyor. Öyle cürümler işlediler ki; Muhaliflere “kan banyosu” yaptıracağına dair naralar atan adamla bile halkı empati yapar hale getirdiler. Susurluk ne ki! Susurluğun 10 misli ifşaatlar ortalığa saçılmış halde bugün. Bir gece vakti nargile seansları eşliğinde şahit olduğumuz ifşaatlara, ülkenin en tepesinin suskun kalması manidar değil midir? Ortalığa saçılan bu rezalet, bu hükümetin meselesi değil midir? Bir tane savcının çıkıp soruşturma açamaması, ülkenin bunların ellerinde geldiği yeri göstermiyor mu? İmzasız ihbar mektuplarıyla, insanları devlet düşmanı olarak yargılayanların burada nutku mu tutuldu? Ey sözde bağımsız yargı; ey sözde tarafsız yargıçlar! Sizlere sesleniyoruz: Küçük bir gazete haberini delil sayan, televizyonda seyrettiği programı dosyaya çeviren sizlerin elleriniz kollarınız mı bağlandı? İnsan Hakları Eylem Planı açıklayıp “hukuk üstün olacak”, “yargı bağımsız olacak” diye garanti verenler neredesiniz? Siz, sayın Adalet Bakanı; kâğıt üzerinde olsa bile bu konuda çıkıp konuşacak yetki ve sorumluluğa sahip değil misiniz?

 

ÜÇÜNCÜ KEZ İSTİFA ETMEYİ DENE, BELKİ BU KEZ BAŞARIRSIN!

 

Dün FETÖ adına Sn. Erdoğan’a ağza alınmayacak hakaretler edenler, Bugün Sn. Ahmet Davutoğlu’na iftira ve hakaret ederek kendilerini kurtarma gayretine düştüler. Sn. Soylu bırakın bu boş iftira ve hakaretleri. Sn. Davutoğlu Türkiye’nin son 25 yılı boyunca en ağır terör örgütleri saldırısıyla bu millet adına mücadele etti. Aynı anda düğmelerine basılan PKK, DAEŞ, DHKPC ve FETÖ katliamlar yapmaya başladılar. Sn. Genel Başkan’ımız terörle mücadele ederken geçmişini inkârı alışkanlık haline getirmiş olan sizler damat bakanla oyunlar oynuyordunuz. Ortaya saçılan bu rezillik, sloganlarla, şehitlerimizin aziz hatırası kullanılarak temizlenmez. Bir kez daha yani 3.defa istifayı deneyin Sn. Soylu! Umutsuz olmayın, belki bu sefer başarırsınız!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.