MEVLANA KARDEŞLİK BİRLİĞİ!...


MURAT GÜLŞAN

MURAT GÜLŞAN

Okunma 09 Aralık 2019, 22:44

Vedia Bülent Çorak,

Belki de birçoğunuz bu ismi ilk defa duyuyorsunuz, Kendisi bir İzmirli. Bayan olmasına rağmen kendini Tanrının yansıması olarak adlandıran biri.

Şimdi sizlere onu ve kurduğu Dünya Mevlana kardeşlik Birliğinden ve Vakfından bahsedeceğim.

Vay be demeye hazırlanın iddialar öyle böyle değil..

Ayrıca şunu da bildireyim birçok bilgiyi internet sayfalarından aldım, zaten bir fiil olarak ta basından da takip ediyordum. Kendilerini aynen şöyle tarifliyorlar.

“Artık insanlık yolunda hizmet veren herkesin dilinden düşürmediği tek kelime
Barış – Sevgi – Dostluk – Kardeşliktir. Bizler de Anadolu Türkiye´sinde 1966
yılından beri devreye aldığımız Evrensel çalışmalarımızı? Dünya Kardeşlik
Birliği Evrensel Birleşim Merkezi Derneği ve Dünya Kardeşlik Birliği Mevlana
Yüce Vakfı? Olarak 1993 yılında resmileştirdik. Bizler, Evrensel yolda Irk – Din
– Dil – Cins ayrımı gözetmeksizin insanlığa Mevlana felsefesinden yola çıkarak
BİLGİ KİTABI yolu ile hizmet veren bir kuruluşuz ve yarınların mükemmel dünya
panosunu tamamlayacak olan mozaiklerden biriyiz.”

Burada Mevlana ismini önde tutarak, hoş bir sempati uyandırıyorlar “ne olursan ol yine gel” misalinden..(Yani Herkes bize katılabilir mesajıyla, Hümanist, eşcinsel, liberal, dindar, sağcı, solcu, ateist, milliyetçi, Atatürkçü gel kardeşim ne olursan ol gel der gibi..)

Dünya Kardeşlik Birliği Derneği ve Mevlânâ Yüce Vakfı´nın mazisi 1980´li yıllara kadar dayanıyor. Vedia Bülent Çorak, İzmir´de Ruh Çağırma ve Hipnoz toplantılarına katılan bir ev kadınıyken, (Dikkat buyurun Ev kadınıyken) 1 Kasım 1981´de Uzaylı Güçler tarafından kendisine mesaj verildiğini iddia ediyor... Eşinin bile kendisine inanmadığı Çorak, bir süredir Psikiyatrik tedavi de görür.

Vedia Bülent Çorak, 1 Kasım 1981 yılında, Alfa kanalından Birleşik İnsanlık Realitesi Kozmoz Federal Meclisi tarafından Anadolu Türkiye´sine yazdırılmaya başlanan Bilgi Kitabı´nın Dünya planetine hediye edilmesine aracılık etmiş ve 12 yıllık bir çalışmayla kitap tamamlanmış. Çorak kendi anlatımıyla ´Aragon´ adlı Uzay gemisiyle İrtibat´a geçmiş, Alton adlı Uzaylı´dan mesaj almış.

(Yani, Bu uzay gemisi Alton isimli bir uzaylıyı gönderiyor vedia Bülenti buluyor ve bu dini yay diyor..)

Kendisine yazdırıldığını iddia ettiği kitap yani BİLGİ KİTABI 621 sayfa. Yıllardır "Uzay´dan mesaj aldığı"nı iddia ediyorlar. Bilgi Kitabı´na göre asıl adı ´Mevlânâ´, şecere zincirinin bir ucu ´Atlantis´e, bir ucu ´Amon´a, bir ucu da ´Zeus mabetleri´ne kadar uzanıyor...

1993 yılında İstanbul´a taşınan Çorak, Dünya Kardeşlik Birliği Evrensel Birleşim Merkezi Derneği ile Mevlânâ Yüce Vakfı´nı kuruyor. Örgüt, dernek ve vakıf merkezi olarak da Kadıköy Bağdat Caddesi´ndeki aynı adresi kullanıyor.

Bülent Çorak, "yazdığı Bilgi Kitabı ile kutsal kitapların devirlerinin sona erdiği"ni iddia ediyor. (Kuranı kerimi in geçersiz olduğunu iddia ediyor.) Kendisini seçilmiş kişi ilan eden Çorak, "Mevlâna´nın Yer yüzü´ndeki bir yansıması olduğu"nu söylüyor...

Bilgi Kitabı 4 dile çevrilerek 75 avrodan satılıyor. ( Geçtiğimiz yaz, İzmir de bir okuruma karşılığında hediye etmek istemişler) Kitap internette 50 tl ile 300 tl arasında 2. El olarak satılmaktadır.

Kitabın içindeki fasiküllere göz atalım konunun mahiyetine iyice inelim.

Sapıklık o boyuttadır ki, Bülent Çorak´ın çevresindekiler şu sözlere inanmaktadırlar:

- " ´Bugüne kadar ´O´ diye tanıdığınız Allah benim!.. 
Evet şaşırmayın. Şu an ben de bedenli olarak Beta Nova´da yaşamaktayım. 
Omega boyutundaki Uhud Dağı´nda yaşayan Büyükbaba benim fermanlarımı 
dağdan evrenlere, kâinatlara yansıtmaktadır. 
İsa O´nun oğludur.  
(Fasikül 46/Sayfa 451)

Evet sözde Bilgi Kitabındaki onlara göre ayet kendini açık açık İlah edinmiş. Biz konuya devam edelim,

- " ´Zamanınızda sizlere irşad görevlileri gönderilmiştir. 
Onları sizlere Dünya isimleri ile nakledelim: Musa, İsa, Hz. Muhammed, Atatürk. 
Bunlar Direkt Enkarneleri´dir. Yâni sizin tabirinizle konuşalım, Direkt Uzaylılar´dır.´ 
(Fasikül 24/Sayfa 216)

(Yani bunları Aragon gezegeni göndermiş: Musa, İsa, Hz. Muhammed, Atatürk. )

Şimdi burada kurnazca bir durum görüyorum ben neden derseniz Yahudilerin inandığı Musa var,

Hristiyanların İsa´sı var, Peygamber efendimizin ismi var ve Türk milletinin vazgeçilmez önderi Atatürk var. Birde ne olursan ol gel diyen Mevlana´nın ismi var. Yani bunlara kimin sempatisi varsa bize gelsin dışarı kaçmasın der gibi. Devam edelim bu yapılanmaya, peki bunları açık açık anlatılarken peşlerinden kimler gitmiş kimler inanmış bunlara,

Okumuşlar, diplomalılar, doktorlar, mühendisler, avukatlar, akademisyenler, bürokratlar, politikacılar, işadamları, sanatçılar.. İlginç değil mi?

Rahmetli Ünlü sanatçı Fikret Hakan´ın da Mevlana derneği zannettiği ‘Dünya Kardeşlik Birliği Derneği´ne´ bir süre girerek faaliyetlerine katıldığı ortaya çıktı. Ünlü sinema sanatçısı ‘Daha ilk günden bana uzaydan indiği söylenen bazı mesajları okutmaya kalktılar. Her toplantıda sürekli fasikülleri okutuyorlardı. Baktım yaptıkları işin Mevlana ile ilgili bir yanı yok. Ben de bu dernekten çıktım´ diye basına demeç vermiş.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dünya Kardeşlik Birliği Mevlana Yüce Vakfı tarafından her yıl verilen Bilim ve Araştırma dalında Evrensel Kardeşlikten Dünya Barışına Çağrı Ödülü´ne layık görüldü. Tarhan´a ödülü, 23. Evrensel Kardeşlikten Dünya Barışına Çağrı Panelinde takdim edildi. 

Vakıf şimdiye kadar düzenlediği "Evrensel Kardeşlikten Dünya Barışına Çağrı Ödülleri" kapsamında Feride Celal´den Suna Pekuysal´a; Fahir Atakoğlu´ndan İbrahim Betil´e birçok ünlü isme ödül vermiş.

"Bilgi Kitabı´nda ´Kur´an-ı Kerim´in 1999 yılına kadar geçerli olduğu, 2000 yılından itibâren 
başlamış olan dördüncü dönemin kitabının Bilgi Kitabı olduğu söylenmekte 
ve bu kitabın ´bugüne kadar gönderilmiş tüm Kutsal Kitaplar´ın içeriğini hâiz 
ve onları birleştiren bir kitap olduğu  ileri sürülmekte.... 
Yâni kendi yazdığı fasiküllere Kur´an özellikleri yakıştırıyor!"

Her Cuma toplantı yapıyorlar. 
Bilgi Kitabı adında bir kitapları var ve her Cuma bu kitaptan fasiküller okuyarak 
felsefelerini anlatıyorlar. Mevlâna´nın ´Ne olursan ol, yine gel´ sözünden yola çıkarak 
bütün dinleri birleştirip tek bir kitap halinde toplamışlar. 
Toplantıya katılanlara ´Dünyâlı kardeşlerimiz´ diyorlar.. Mevlâna´dan ise peygambermiş gibi bahsediyorlar. 

(Şimdi buraya bir parantez açalım. Bu uyduruk vakfa devam eden kadın ve erkekler elit tabakadan, diplomalı kişiler olsalar da, hayatlarında bir kere bile Kur´an-ı Kerim´in Türkçesi´ni okumuş, Mevlâna Celâleddin-i Rûmî´nin eserlerinden bir tek sayfa açmış, bu Muhterem Zât´ın hayâtını dahi inceleme ihtiyâcı duymuş değillerdir. Toplantılarda adı geçen Atatürk, Fâtih, Buda, İsâ gibi zatları da ancak ismen tanırlar. Ne târih, ne din yönünden haklarında bir tek satır okuma zahmetine katlanmamışlardır. O yüzden bu kadar büyük bir sapkınlık içinde bulunmaktadırlar!.. Kusur eğitim sistemimizdedir. Eğitim maalesef diploma, hatta doktora, hatta doçent-profesör gibi ünvanlar vermekte; ama araştırma, inceleme, branş dışı okuma melekesi kazandırmamaktadır. Sonuçta ortaya böyle "okumuş câhiller" çıkmaktadır ki, okumamış câhillerden daha tehlikelidirler.)

Bu uyduruk dernek ve vakıf kendini şöyle tanımlıyor:

- "Merkezimiz Anadolu Türkiye´sinde İstanbul şehridir. Derneğimizin İzmir, Ankara, Antalya, Bursa, 
Tekirdağ, Adana, Mersin, İzmit (Kocaeli) ve Hatay´da şubeleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra İstanbul´da Bakırköy, 
Beyoğlu, Beykoz, Eyüp, Kartal, Maltepe, Sarıyer, Şişli, Ümraniye, Üsküdar, Tuzla ve; 
Ankara´da Altındağ ve Yenimahalle; İzmir´de Buca ve Konak; ve Antalya ilimizde de Serik gibi 
ilçe merkezlerimizde faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Bunun dışında çeşitli merkezlerde de odaklarımız bulunmaktadır.

Ayrıca tüm Dünya´da Bilgi Kitabı ortamında hizmet veren pek çok odaklarımız da mevcuttur. 
Bunlardan bazıları ABD, Almanya, Arjantin, Brezilya, Dubai, Ekvator, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, 
İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, Kanada, Kanarya Adaları, Kolombiya, Meksika, Polonya, Rusya, 
Sırbistan, Şili, Ukrayna, Venezuela´dadır. Bunun dışında ABD, Avusturalya, Avusturya, 
Danimarka, Fransa, Güney Afrika, Hindistan, İtalya, Japonya, Kanada, Lübnan, Moldovya, Norveç, 
Romanya, Tayland, Tibet ve Yeni Zelanda´nın birçok şehirlerinde bizimle irtibatta olan 
ve Bilgi Kitabı ortamında hizmet veren pek çok dostlarımızla devamlı diyalog hâlindeyiz."

Bilgi kitabı ile ilgili iddiaları yıl vererek oldukça ilginçtir ve önemlidir. İddiaya bakar´ mısınız? vay be.

BİLGİ KİTABI ;

2000 yılına kadar REHBER KİTAP´tır.

2300 yılına kadar  İRŞAT KİTABI´dır.

3000 yılına kadar TEMEL KİTAP´tır.

3000 yılından sonra TEK KİTAP´tır. 

 Derneğin amblemi ayçiçeği. Bu sembolü ışığa bakan, ışıktan korkmayan, yeniliklere açık olmak anlamında kullandıklarını söylüyorlar.

(1984 Birinci Ay Fasikül 1 Türkçe/Esas 2010 sayfasında üçgeni şöyle açıklamışlar: 
Mevlana üçgeni, Evren´in üçgenine denktir. 
O - Allah >Kadir-i Mutlak< ... 
M - Muhammet Mustafa >Resul< ... 
K - Kurtarıcı >Hz. İsa<)"

Üyeler, her hafta cumartesi günü saat 14.00´te başlayan toplantılarında 62 fasiküllük kitabın her birini yeniden okuyor ve üzerinde tartışıyorlar. Kotunuz ALFA Simgenizin rengi EFLATUN Ambleminiz AY ÇİÇEĞİ Görev taksimi zaten arasında yapılmıştır. Onlar Sizleri arayıp bulacaktır. Şöyle ki, Mesajı alan Dostumuz, önce Dostlarının isimlerini bir deftere yazacak, sonra telefon ile onları teker teker arayacak, telefona cevap verenler, Grup Başkanı tarafından ilk Salı, evine davet edilerek Mesaj okunacak ve gaye anlatılacaktır. Ertesi Salı için Başkan Dostlarını kendi evinde toplayarak, onlara birer kalın defter ve kalem getirmelerini rica edecektir. Merkezden gönderilen Amblemler, o günün tarihi ile yapıştırılacaktır. Onlar Grubun öz Görevlileridir. Aldıkları Mesajları fotokopi yolu ile Altı kişiye vermekle yükümlüdürler. (...) Bu Altı Dostun ismi Öz çekirdek´e bildirildikten sonra Grup kurulmuş sayılacaktır. (...) Herkes aldığı Mesajları el yazısı ile deftere yazarak kendi Kitabını kendi yazmış olacaktır. Bu Kitap Sizin Bonservisinizdir." (F. 1, S. 8)

"Dostum, Ben AMON, iklimsiz kuşakların iklimi, sebebsiz sebeplerin görevlisi. Bu güne kadar hiç kimse ile Bu denli açık gönülle konuşmadım. (...) Aklınızdan geçen Düşünceleri bir bir Banttan okuyoruz." (F. 24, S. 217)

"Burası körfez Ana Gemi Denetim Merkezi. Sizinle şu anda gemiden konuşuyoruz. (...) Sirius Gezegeninde kurulan bir Misyonun elemanlarıyız. Evrendeki 630 kanaldan Dünyanıza neşriyat yapılmaktadır. (...) Yazdırılan bu Kitap, sadece Dünya Planetiniz için değildir. Tüm Güneş Sistemlerinin müşterek Kitabı olacaktır. (...) Tüm personel namına, NOVA - K - Denetim gemisinden Sevgiler." (F.6, S. 54)

Vel hasıl bu tarikat, dernek, vakıf her neyse günümüzde halen varlığını devam ettiriyor. On binlerce müridiyle çalışmalarına devam ediyorlar kapı kapı geziyorlar ha bir gün sizlerin de kapısına gelirse bilin istedim. Biz kendi dinimize İslama sahip çıkalım boş inanışlara meyil vermeyelim,  “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamaya geldim” diyen bir peygamberimiz var, onu tanıyalım hayatının- okuyalım şimdilere piyasa çıkanlara itibar etmeyelim. Son sözümüzü Kitabımız Kuranı Kerim´ in bir ayetiyle noktalayalım.

“Kuşkusuz Allah katında din İslâm´dır.” Âl-i İmrân Suresi - 19. Ayeti

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Remzi Gültekin - 9 ay önce
Aaaaaahhh be kardeşim bu ülke ne şarlatanlar gördü ve de görmeye devam edecek .
Velhâsıl ;
Kâzım KARABEKİR Paşanın dediği gibi ,
Anadolu toprakları çok bereketlidir. Yetiştirdiği ne hain biter ne KAHRAMAN.
Uzun lafın kısası ,
Eğitim sistemimiz öğrenmeye değil ezberlemeye yönelik , devlet teşekküllerimiz liyakâte değil mutlak iteâte ve biat'a endekslendiği sürece biz dinimizi 1400 yıldır inandığımız kitabımızı bir kez olsun okumadan inanmaya , arap kültürünü din zannetmeye devam edersek daha neleeerr göreceğiz neler.
Yüreğine kalemine sağlık.