Toplumsal Tarih'in 329. sayısı çıktı!

Bu sayımızda sizleri tarihte ilginç bir gezintiye çıkarıyoruz. Mehmet Ö. Alkan, pek bilinmeyen bir olaya ışık tutarak, otuzlu yılların başındaki dilde sadeleşme ve dilin Türkçeleştirilmesi çabalarının Kemal Atatürk'ün isminin değiştirilmesine kadar nasıl vardığını mahir üslübuyla aktarıyor.

Toplumsal Tarih'in 329. sayısı çıktı!
30 Nisan 2021 Cuma 18:40

banner1107

Yunus Pustu, Atatürk'ün vefatını izleyen yaslı günlerde Ankara'nın adının Atatürk olarak değiştirilmesi teklifini ve ertesindeki tartışmaları anlatıyor.
 
Bu sayımızın kapak konusunda Beycan Mura, 27 Mayıs Darbesi'ne ve ardından yaşananlara süreç olarak yaklaşarak bu olgu ve olaylara iç içe geçmiş üç askeri darbenin bileşiminden oluşan bir çoklu darbe dönemi şeklinde bakılması gerektiğini ileri sürüyor.
 
Alaattin Dolu, bizi 19. yüzyıl sonuna götürerek Osmanlı İmparatorluğu'nda modern ekmek fabrikası kurma girişimlerini, bunlara karşı farklı odaklardan gelen destek ve direnişi resmediyor. Murat Yılmaz, Jön Türklerin II. Abdülhamid'e karşı verilen mücadelede kadın hareketine atfettikleri özel anlamın ve bu hareketin güçlenmesi için verdikleri teşviğin izini sürüyor. Oktay Türkoğlu, ilginç yazısında ülkemizin yetiştirdiği öncü mimarlardan Vedad Tek'in Diyarbakır'da daha yirmili yaşlarının başındayken Kûfi yazıyla nakşettiği bir kitabeden yola çıkarak Kûfi yazının geri dönüşünün nedenlerini ve Tek'in eserlerindeki yansımasını tahlil ediyor.
 
Esra Aras, Sabahattin Ali ve Yahya Kemal Beyatlı'nın eserleri ve yaşamlarını odağına alarak sanatın iktidarla kurduğu çetrefilli ilişkiyi masaya yatırıyor. Ayşe Ozil, Osmanlı görsel sanatlarına dair yaptığı çalışmalarla alanın öncüsü olan Metin And'ın Çarşı Ressamları kitabı üstüne konunun uzmanlarından Serpil Bağcı ve kitabı yayına hazırlayan Tülün Değirmenci- M. Sabri Koz ile bir söyleşi gerçekleştiriyor. Güzin Özen Yılmaz bizleri 17.yüzyıl İstanbul'una zevkli bir seyahate çıkararak şehirde hangi kumaş ve renklerin beğenildiğini anlatıyor. Duygu Gürses Tarbuck, duygular tarihi açısından melankolinin 17.yüzyıl Avrupa'sında nasıl yorumlandığını ve farklı bakış açılarını gözler önüne seriyor. Bu sayının son yazısında Murat Şiviloğlu, geçtiğimiz ay yitirdiğimiz kıymetli tarihçi dostumuz Yavuz Sezer'in kaybıyla nasıl eksildiğimizi bizlere bir kez daha hatırlatıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.