Demokrasi yaygaraları


Mehmet Şevket Eygi

Mehmet Şevket Eygi

Okunma 10 Temmuz 2019, 11:40

Bazı holiganlar Türkiye’de demokrasinin D’si bile yok diyorlar. Ne büyük abartı. Demokrasi var ki, iktidar Ankara, İstanbul, İzmir ve daha nice şehrin belediyesini kaybetti.

Demokrasinin D’sinin olmadığı yıllar geride kaldı. 1945’e kadar tek parti vardı, başka parti kurmak yasaktı. Tek parti iktidarının astığı astık, kestiği kestikti.

İstanbul seçimleri yenilenecekmiş…

Doğru da olsa, yanlış da olsa, bu da demokrasinin olduğunu gösterir. Burası Türkiye’dir. Demokrasi bizim demokrasimizdir. Bizimkisi İngiliz, İsviçre, Norveç demokrasisine benzemez.

Bizim egemen azınlık vesayet rejimi holiganları, şapka yüzünden vatandaşların idam edildiği o kara günleri altın çağ olarak gösteriyor. Demokratlıklarını sevsinler!..

Millete sormadan milletin bin yıllık millî yazısını değiştirdiler, demokrasi bu mudur?

Demokrasi olsaydı, dil devrimi çılgınlığını yapabilirler miydi?

Demokrasi olsaydı, Hilafeti kaldırıp Halifeyi kovabilirler miydi?

Hilafet taraftarı büyük vatansever Trabzon mebusu Ali Şükrü Beyi kahpece öldürtebilirler miydi?

Millete sormadan Ayasofya’yı camilikten çıkarttılar, demokrasi bu mudur?

Zalim İstiklal Mahkemeleri’yle memleketi darağaçları ile doldurdular, demokrasi bu mudur?

Ömürlerinde hiç ticaret yapmamış ağababaları efsanevî servetlere nail oldu; demokrasi olsaydı, nereden buldun diye sorulmaz mıydı?

Onların Kara Çağında Zonguldak kömür ocaklarında zoraki işçilik vardı, bundan kaçanlara asker kaçağı muamelesi yapılıyordu.

On bin camiyi, mescidi, medreseyi, tekkeyi, taş mektebi, hayrat vakfı binasını sattılar, yıktılar, kimisini kiraya verdilerdi. Demokrasi olsaydı bu zulmü yapabilirler miydi?

Tarihî İslam kabristanlarını düzlediler. Bir tek, Üsküdar Bülbülderesi’ndeki Dönmeler mezarlığına dokunmadılardı.

Kalkmışlar ah demokrasi, vah demokrasi diye saçlarını başlarını yoluyorlar. Riyakarlar, iki yüzlüler, yalancılar!..

Demokrasinin ırzına geçenler şimdi demokrasi aşığı oldu.

Ezanları susturanlar…

Vicdanlara zincir vuranlar…

İslam’a saldırmakta Stalin’le yarışanlar…

Demokrasinin D’si bile yokmuş… Ah yalancılar…

Allah ellerine fırsat vermesin.

***

Ben elbette yolsuzluklara karşıyım ama  “Meclise başörtülü hanım milletvekili girerse, benim de bir öğle tatilinde Meclis bahçesinde bikini mayo ile güneşlenme hakkım doğar” diyen holigan zihniyetin İstanbul’a hâkim olmasını istemem.

Meclis’te, hatta kabinede başörtülü milletvekilleri var, haydi cesaretin varsa sen de git Meclis bahçesinde bikini mayo ile dolaşsana. Bunu yapamazsın, ne Türkiye’de, ne de demokrasinin beşiği İngiltere’de.

***

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak.

Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak.

Ehven-i şerreyn tercih olunur.

Hangisi ehven-i şerreyn?

***

Bir çarıklıya: Ben elbette siyaset üstadı değilim ama senin gibi cahilden siyaset öğrenecek kadar da akılsız ve kültürsüz değilim.

***

İnsanlar elbette insan haklarına sahip olmakta ve hukuk önünde eşit ama bütün Afrika, bütün İslam dünyası; iktisatta, üretimde, ilimde, teknolojide, eğitimde Japonya ile eşit değil, onun çok gerisinde.

***

Hükümleri Kur’an’dan Sünnetten çıkartılmış Şeriat, hür ve mukim Müslüman erkeklerin farz namazları camilerde cemaatle eda etmesini emrediyor ama kadınlara böyle bir yükümlülük getirmiyor. Kadınlar elbette camilere gelebilir, lakin namazlarını evlerinde kılmaları efdaldir diyor. Camileri kadınlarla doldurmak projesi, Şeriata aykırıdır. Şeriata aykırı her şey batıldır, hederdir.

***

İslam Feminizmi: Kur’an’a, Sünnete, Şeriata, Ehl-i Sünnet ve Cemaate, Fırka-i Nâciyeye aykırı bir ideolojidir.

***

İslam’da kadınlar ile erkekler arasında mutlak eşitlik yoktur. Kadın kadındır, erkek erkek. Kadınlar bazı hususlarda erkeklerden üstündür. Resulullah Efendimiz, Cennet babaların ayakları altında dememiş, annelerin ayakları altında buyurmuştur.

***

İşlerine gelmeyen muhkem ayetleri, mütevatir sahih hâdisleri inkâr, ret ve tekzip edenler dinden çıkar.

***

Kur’an-ı Kerim’i kendi re’y ve hevası ile cahilane tefsir ve te’vil etmek küfre köprüdür.

***

İslam’da sahih bir imandan sonra ikinci önemli asıl, beş vakit namaz kılmaktır. Namazı hafife almak dalalettir, küfre köprüdür.

***

Ben namazı huşu ve hudu ile kılamıyorum diyenin de mutlaka kılması gerekir.

***

Namazı yitiren ve dünya şehvetlerine kapılan Müslüman bir toplum yıkılmaya, helak olmaya mahkûmdur. Namazın terki zillet getirir. Namaz kılan aziz olur.

***

İslam Şeriatı hırsızın eline kesmeden önce hırsızlığın kökünü keser.

***

İslam’ı tahrif etmeye yeltenen reformcular, yenilikçiler, değişimciler dall ve mudil kimselerdir. Onların peşlerine düşenler Cehenneme götüren yola girmiş olur.

***

İbn Teymiye büyük bir âlimdir ama dinde İmamımız değildir. İlmi kadar aklı yoktu, çok ağır tenkitlere maruz kalmıştır.

***

Tasavvuf ve tarikat konusunda, hem Şeriat âlimi hem Tarikat şeyhi olan Ömer Ziyaüddin Dağıstanî hazretlerinin “Feteva-yı Ömeriyye” adlı kitabının sınırları dışına çıkılmaması gerekir.

***

Atatürkçü bir şeyhten bahs ettiler, çok güldüm.

***

Merhum Saadettin Kaynak tevbekar oldu, ahir ömründe Sultanahmet camiinde imamlık yaptı.

***

Lisanını gıybetten korumayan tarikatçı olabilir ama tarikatlı olamaz.

***

Bediüzzamanı ve Risale-i Nurları iyi bilmeyen kimse sıradan bir Nurcu olabilir ama kesinlikle has hizmetkâr, ağabey olamaz.

***

Meşrep farklılığı yüzünden salih ve abid Müslüman kardeşlerini dışlayanlar salih Müslüman değildir.

www.milligazete.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.