Abdestli Sosyal Darwinistler!


Misafir Kalemler

Misafir Kalemler

Okunma 19 Temmuz 2021, 10:08

Abdestli Sosyal Darwinistler!

Sosyal Darwinizm, Darwin kuramının genişletilerek sosyal alanda uygulanmasıdır. Yani, bireysel organizmalar arasındaki rekabetin çevreye en uygun olanın idame etmesi yoluyla biyolojik evrimsel değişikliğe neden olması gibi; bireyler, gruplar veya uluslar arasındaki rekabetin de insan topluluklarında sosyal evrime neden olduğu kuramdır. 

Kısacası hayvanlar aleminde olduğu gibi güçlü olanın zayıf olanı yediği kuramdır. Güçlü olan haklı olandır ve haklı olan daima güçlü olmalıdır. Güçlü kalmak için zayıfların öldürülmesi veya tamamen etkisiz kalacak şekilde zayıflatılması gerektiğini düşünenlerin oluşturduğu bir kuramdır. Güçlü kalmak için zayıflara istedikleri gibi yön veren ve onları bir denek olarak kullanan kuramdır. Bu kuramın öncüsü Herbert Spencer'dir. 

Batı medeniyeti vahyi hiçe sayıp aklını ilahlaştırdığı için belhum adal(hayvanlardan da aşağı) seviyesine düştü. Seviye olarak hayvanların altına düşen batı medeniyeti rol-model olarak hayvanları kendisine örnek alması çok normaldir. Çünkü insan ontolojik açıdan daima yükselmek ister. Belhum adalın bir üstünde hayvanlar alemi vardır ve onlarda hayvanları örnek almaktadır. Bundan dolayı bu vahşi kuramı deforme batı medeniyetinin belhum adal temsilcileri tarafından ortaya konulmasını garip karşılamıyorum. 

Onların böyle bir vahşeti yapmalarının sebebi buydu. Peki bizim abdestli Müslümanlar birbirini hangi fıkha binaen harcıyor veya öldürüyor, bunu hiç düşündük mü? Bir insanı kazanmanın mükafatı dünya ve içindekilerden fazlaysa bir insanı kaybetmenin cezası da aynı şekilde değil midir? Müslümanlar olarak adam harcamayı, kendi çizgimize uymuyor diye o insanı bitirmeyi kendimize nasıl yakıştırdık? 

Bahanemiz de hemen hazır değil mi? Tezgahtaki bahaneleri ben sıralayayım, siz de birini seçin... Ürünler; din, dava, kurumun menfaati, niyet okumak vs. Hiçbir bahane bir insanı harcamayı meşru kılmaz. Bu bahanelerin ardındaki hakikat ise nefsin dizginlenemeyen ihtiraslarıdır. 

Batı medeniyeti problemin getirdiği çaresizlik bunalımdan kendilerinden bir üst seviyedeki hayvanları örnek alarak insan harcamayı meşru gördü. Peki bizlerin problemlere karşı çözüm aracı olarak belhum adallardan başka örnek alacak kimsemiz yok muydu? Bizler insan olarak hayvanlardan üstün bir varlığız. Bizden yukarıdakilere bakacağımıza, bizden iki seviye aşağıdakileri örnek almayı nasıl kabullendik? 

Bizler belhum adalları değil eşrefi mahlukatları örnek almalıyız. Bizlerin rol-modelleri Peygamberler, Sahabiler, Alimler ve bu davaya kendilerini adayan dava büyüklerimizdir. Bu insanlara baktığımızda din için, dava için veya bulundukları yerin menfaati için ne zaman niyet okuyucuğu yaptılar? Ne zaman kendileri gibi düşünmeyeni harcadılar? Ne zaman insanları tek düze yapmaya çalıştılar? Kendisi gibi düşünmeyeni ihanet ile, başka şeyler ile itham ettiler mi? Mekke fethiyle ilgili müşriklere bilgi sızdırmaya çalışan sahabi bile ihanetle yargılanmadı. Çünkü büyükler; davranışların aynı olması, o davranışlara iten sebeplerin de aynı olmadığını çok iyi biliyorlardı. Düşmana bilgi sızdırmak bir ihanet hareketidir ama onu o davranışa iten başka sebeplerin olması sahabiyi hain olmaktan kurtardı.

Böyle bir konuda bile büyüklerimiz aklı selim davranıp insan harcamadılar. Bizler ise en küçük bir meselede muhatabı aşağılayıcı ifadeler ile küçük düşürmeye çalışıyoruz, bizim gibi düşünmeyene tuzaklar hazırlıyoruz. Nefsimizi rahatlatmak içinde bulunduğumuz kurumun menfaati diyoruz ve bu çirkin ahlaki dinin muhafazasını yaptığını iddia eden insanlar yapıyor. Ey Müslümanlar! Allah cc insanı en çok güvendiği yerden imtihan edermiş. En büyük iddiamız kamil insanı meydana getirmekti. Fakat görünen o ki, insan harcıyoruz, iddiamızdan vurulduk ve imtihanı kaybettik. İslami oluşumlar için bu yazım ne ifade eder bilmiyorum ama o kadar insan harcadık ki, artık davaya hizmet edecek adam bulamama noktasına geldik. Bir hizmette bulunan insanlar her daim “şüphe” ile hareket etmeye başladı.

Son olarak Rabbimiz kendisine isyan ve nankörlük eden kullarını dahi hemen cezalandırmıyor ve onlara ölünceye kadar fırsat tanıyor, bizler kim oluyoruz da insanları hemen harcıyoruz? 

Büyüklerimizin yapmadığını yapmayalım, onların giremediği bir yola girmeyelim. Kendimize bu insanları örnek alalım, belhum adalları değil. Allah'ın yarattığı insana kıymet verelim ki Allah'da yaptığımız çalışmaları bereketli kılsın. 

Bizler nefsi ihtiraslardan dolayı insan harcarsak Rabbimiz de bizleri küçük düşürür. Allah’ın kitabına insan harcayan, nefsi ihtiraslarını hizmetin önüne geçiren etiketini yiyenlerden olmayalım. Nefsi zaaflarınızı insanlardan gizleyebilirsiniz ama rahmani kayıtlardan gizleyemezsiniz. Rahmani kayıtlara sicili kötü biri olarak değil, tertemiz biri olarak girelim. Rabbim bizleri eşrefi mahlukat olan kullarını örnek alanlardan eylesin.

Kurban Bayramı'nız mübarek ve hayırlara vesile olsun. İnşaallah

Mücahit Güler

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.